Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin New York kentinde Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nde konuştu. Son yıllarda dünyada yaşanan aşırı sıcaklara değinen Cumhurbaşkanı, Nepal'deki sel felaketini hatırlatarak "Kaybedecek zamanımız yok." mesajı verdi. Antalya'da düzenlenecek COP31'i hatırlatan Erdoğan, ortaya çıkan iklim sorunlarını en aza indirgemek için Antalya'da çok daha fazlasını başarmak durumunda olduklarını belirtti.
"NEPAL'DEKİ SEL FELAKETİ KAYBEDECEK VAKİT OLMADIĞINI ACI ŞEKİLDE GÖSTERDİ"Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "COP31'i 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenleyeceğiz. Bu buluşmanın iklim değişikliğine dair aldığımız kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalışıyoruz. Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz.
Fiji'de düzenlenecek PRE-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum. Son 11 yıl, son 1 yıl kayıtlara geçen en sıcak dönem oldu. Nepal'de meydana gelen sel felaketi artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi.
Bu vesileyle ülkem ve milletim adına Nepal halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. "ANTALYA'DA ÇOK DAHA FAZLASINI BAŞARMAK DURUMUNDAYIZ"Malumunuz Paris Anlaşması'nın ilk 10 yılında ortak hedeflerimizi belirlemiştik. İkinci 10 yılın başarılı olabilmesi için geçtiğimiz sene Belem'de önemli kararlar aldık.
Antalya'da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. İddia ile imkanı, hedef ile uygulamayı birbirine yaklaştırmalıyız. COP31 vizyonumuzu uygulama, COP'u anlayış itibariyle inşa ettik.
Bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz. İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkum olacaktır.
Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkanları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hale getirebiliriz.
Bu düşüncelerle toplantımızın hayırlı olmasını diliyor. Sizlerle Antalya'da tekrar bir araya gelme temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum."
