Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın açılışını gerçekleştirdiği sempozyuma katılan HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, bireysel başvuru sisteminin temel hak ve özgürlüklerin korunmasındaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YARGI SİSTEMİNE ÖNEMLİ KATKI
Bireysel başvurunun temel hak ve özgürlüklerin korunmasını güçlendirdiğini belirten Kuloğlu, sistemin yargıdaki yapısal sorunların tespit edilmesine ve çözümüne de önemli katkılar sağladığını ifade etti. Kuloğlu, Anayasa Mahkemesi kararlarının ortaya koyduğu ilkelerin yargı teşkilatının yönetimi, iş süreçlerinin iyileştirilmesi ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesi bakımından yol gösterici olduğunu vurguladı.
ADALET TİMSALİ OLMAK ZORUNDAYIZ
Özkaya, hâkim ve savcılara yönelik konuşmasında;
“Kıymetli hakim ve savcı kardeşlerim; Yüce Allah’ımız bize adaleti emrediyor, insafı emrediyor. Anayasa ve kanunlarımız bize adaleti emrediyor. Peki adalet nedir?
Adalet, her şeyi olması gereken yere koymaktır, hak edene hakkını teslim etmektir. İnsan ruhunun omurgası, devletin ise harcıdır. Tarih boyunca hem vahiye dayalı kitap ve öğretilerde hem de aklın ürünü olan hukuk sistemlerinde en yüce ideal hep adalet olmuştur.
Adaletin zayıfladığı bir yerde ne devletten ne de toplumsal huzurdan bahsedilebilir. Çünkü güven, refah ve iç barışın yegane temeli adalettir. Adalet, aynı zamanda toplumun vicdanıdır.
O vicdan zedelendiğinde, toplumsal bağlar da çözülür. Bu nedenle hakim ve savcılar olarak hepimiz her daim her konuda herkese adil davranmak zorundayız. İnsanlar arasında hükmederken adaletle hükmetmek zorundayız.
Her daim hak üzere olup, hakkı ayakta tutan kimseler olmak zorundayız. Hak ile hüküm vermek zorundayız. Hakkaniyet dahilinde adaletli olmak zorundayız.
Adalet timsali olmak zorundayız. Bu bağlamda unutmayalım ki hangi inanç veya milliyetten olursa olsun adalet karşısında tüm insanlar eşittir. Bu nedenle nefsimizin arzusuna uyarak asla adaletten uzaklaşmamalıyız.
Ayrıca şunu da unutmayalım ki Hak da halk da adil olanları sever. Onları korur ve şereflerini yükseltir. Kıymetli hakim ve savcı kardeşlerim unutmamamız gereken bir başka husus da hakim ve savcıların cübbelerinin düğme ve cebinin olmadığıdır.
Hepimiz her daim bunun ne anlama geldiğinin idraki içinde hareket etmek zorundayız." ifadelerini kullandı.
