1 milyon 250 bin TL hibe desteğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında, 19 ilde toplam 534 Alzheimer hastası ve yakınına ulaşıldı. Projenin merkezinde, Bluetooth teknolojisiyle çalışan ve Alzheimer hastalarının yakınları tarafından kolaylıkla takip edilebilmesini sağlayan Akıllı Anahtarlık-Tag (Alz-TAG) yer aldı. Proje, teknolojik bir cihazın hastalara ulaştırılmasının ötesine geçerek, hasta yakınlarının bu teknolojiyi günlük bakım rutinlerine nasıl dahil edebileceklerini öğrenmelerini ve olası riskleri daha etkin yönetebilmelerini hedefledi.
Teknoloji, eğitim ve rehberlik bir arada
Alzheimer hastalığında bakım süreci yalnızca hastanın değil, bakım veren yakınlarının da yaşamını önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle hastanın evden uzaklaşması veya kaybolması ihtimali, hasta yakınları açısından sürekli bir endişe ve tetikte olma hali yaratabiliyor. Alz-TAG Projesi bu sorundan yola çıkarak, kaybolma riskini azaltacak teknolojik bir çözümü, hasta yakınlarının bilgi ve farkındalığını artıran eğitimlerle destekledi.
Proje kapsamında hasta yakınlarına yalnızca cihazın kullanımı anlatılmadı; teknolojinin hasta bakım sürecine nasıl entegre edilebileceği, güvenlik risklerinin nasıl yönetilebileceği ve olası risklere karşı nasıl hazırlıklı olunabileceği konusunda da destek sağlandı. Böylece teknoloji, günlük bakım pratiğinin bir parçası haline getirilirken hasta yakınlarının kendilerini daha hazırlıklı ve güvende hissetmelerine katkı sunuldu.
Projenin etki değerlendirme sonuçları da bu bütüncül yaklaşımın karşılığını ortaya koydu. Alz-TAG’i rutinlerine entegre eden hasta yakınlarının tamamı stres seviyelerinde düşüş yaşadığını belirtirken, bakım verenlerin yaygın anksiyete puanlarında ortalama yüzde 7,7 düşüş kaydedildi. Katılımcıların yüzde 84’ü teknolojik cihazların hasta bakımına nasıl entegre edileceği konusunda yeterli bilgiye ulaştığını ifade ederken, yüzde 80’inin güvenlik riskleri ve risk yönetimi konusundaki farkındalığının arttığı görüldü.
Cihazın günlük yaşamdaki kullanımına ilişkin sonuçlar da dikkat çekti. Hasta yakınlarının yüzde 58’i Alz-TAG’i her gün kullandığını, yüzde 66’sı ise cihazın hastanın güvenliğini sağlama noktasında önemli bir yardımcı olduğunu belirtti. Projeye katılanların tamamının cihazı başka hasta yakınlarına kesinlikle önereceğini ifade etmesi ise modelin kullanıcılar açısından yarattığı değeri ortaya koydu.
534 hastadan daha geniş bir etki alanına
Alz-TAG Projesi, doğrudan a ulaştığı kişilerle sınırlı kalmayan bir etki alanı da oluşturdu. Türkiye Alzheimer Derneği’nin 19 şubesi ve yaklaşık 60 gönüllüsünün katkısıyla yürütülen proje, hasta yakınlarının derneğin ücretsiz ve erişilebilir destek hizmetleriyle daha yakından tanışmasına, gönüllü ve hasta yakını ağının güçlenmesine de katkı sağladı.
Projenin ortaya koyduğu sonuçlar, modelin kamu hizmetleriyle nasıl bütünleştirilebileceğine ilişkin yeni iş birliklerinin de önünü açtı. Yerel otoritelerle modelin kamu hizmetlerine entegrasyonu için somut çalışmalar başlatılırken, projenin finansal sürdürülebilirliği açısından da önemli adımlar atıldı.
Alz-TAG’in yarattığı etki sayesinde Finansal Kurumlar Birliği’nden 251 bin TL ek bağış sağlandı. Bunun yanı sıra maraton koşularıyla oluşturulan 860 bin TL’lik oje, başlangıçta belirlenen yararlanıcı grubunun ötesine geçerek farklı paydaşların katkısıyla büyüyen ve kendi etki alanını genişleten bir modele dönüştü.
“AgeSA olarak, ‘mutlu bireyleri olan güven dolu bir toplum’ için işimizin özündeki iyiliği sunmayı varlık nedenimiz olarak görüyoruz. Her Yaşta projemizle beş yılı aşkın süredir Türkiye’de yaşlanmaya hazırlık konusunda farkındalık yaratmayı, yaşlılığa dair kalıplaşmış algıları dönüştürmeyi ve daha aktif, sağlıklı, güvenli bir yaş alma kültürüne katkı sunmayı hedefliyoruz. Her Yaşta Fonu ile bu vizyonu sivil toplumun uzmanlığı ve sahadaki deneyimiyle buluşturuyoruz.
Alz-TAG Projesi’nin sonuçları da eğitim, teknoloji ve çok paydaşlı iş birliğiyle insanların hayatına somut biçimde dokunan sosyal etki modelleri geliştirilebileceğini gösterdi. 534 hasta ve yakınına ulaşılması, bakım verenlerin risk yönetimi kapasitesinin güçlenmesi ve kaygı düzeylerinde düşüş sağlanması bizim için çok kıymetli. AgeSA olarak, yaşlanma alanında kalıcı değer yaratan, güvenli ve iyi yaşamı destekleyen modellerin gelişmesine katkı sunmayı sürdüreceğiz.”
Sivil Toplum için Destek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Betül Selcen Özer, AgeSA ile kurulan iş birliğinin yaşlıların ihtiyaçlarının görünür kılınmasına ve bu alandaki dayanışmanın büyümesine katkı sunduğunu belirtti. Özer, “Her Yaşta Fonu, yaşlılık alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesine alan açarken, yaşlıların haklarına erişebildiği, karar alma süreçlerine katılabildiği ve toplumun eşit üyeleri olarak yaşamlarını sürdürebildiği bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Biz de sivil toplum kuruluşlarıyla bağışçıları bir araya getirerek bu alandaki çalışmaların güçlenmesine katkı sunmaya devam ediyoruz” dedi.
Alz-TAG Projesi, yaşlanma sürecinde güvenliği destekleyen teknolojilerin, doğru eğitim ve rehberlikle buluştuğunda yalnızca bir cihazdan çok daha fazlasına dönüşebileceğini ortaya koyuyor. Projenin ortaya çıkardığı ölçülebilir sonuçlar; Alzheimer hastalarının güvenliğini desteklerken hasta yakınlarının bilgi, farkındalık ve risk yönetimi kapasitesini güçlendiren, aynı zamanda farklı paydaşların katkısıyla büyüyebilen bir sosyal etki modelinin mümkün olduğunu gösteriyor.
