Pek çok kişinin tamamen kendi özel alanı zannederek dilediği gibi kullandığı balkonlar hakkında Yargıtay'dan ezber bozan bir karar geldi. Alınan yeni emsal karara göre, balkon demirlerinin dışına taşacak biçimde çamaşır kurutmak, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında açık bir 'dış görünüş ihlali' olarak nitelendiriliyor. Yasalara göre binaların dışarıdan görünen yüzeyleri tüm sakinlerin ortak alanı kabul edildiği için, bu kuralı çiğneyenler komşularının yapacağı ufak bir şikayetle soluğu mahkemede alıyor.
Binanın mimari yapısını ve estetiğini bozan bu eylemler karşısında, rahatsızlık duyan tek bir komşunun bile durumu yargıya taşıması yeterli oluyor. Mahkemeler, yapılan şikayet üzerine çamaşırların dışarıya sarkıtılmasını anında yasaklama kararı alabiliyor. Ancak asıl tehlike, mahkemenin verdiği bu yasak kararına uyulmadığında başlıyor.
Kararı hiçe sayarak dışarıya çamaşır asmaya devam eden ev sahipleri ya da kiracılar, eyleme devam ettikleri her gün için katlanan adli para cezaları ve icra takipleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu süreçte ortaya çıkan ceza bedelleri yaklaşık 20 bin liraya kadar ulaşabiliyor.
İşin hukuki boyutu yalnızca adli para cezalarıyla da sınırlı kalmıyor. Kurutulan çamaşırların alt komşunun balkonuna su damlatması, rahatsız edici koku yayması veya görüntü kirliliğinin sürekli bir hal alması durumunda yasada yer alan 'çekilmezlik hali' maddesi devreye giriyor. Bu kritik madde, mağdur olan komşulara yüksek tutarlı tazminat davaları açma ve daha da ileri giderek ilgili dairenin mülkiyetinin devrini talep etme hakkı tanıyor.
Vatandaşları bu ağır sonuçlara karşı uyaran hukukçular ve gayrimenkul uzmanları, çözümün aslında çok basit olduğunu vurguluyor. Dış cepheye taşan askılıklar yerine, sadece balkonun iç kısmında kalan portatif çamaşırlıkların kullanılması, ev sahiplerini ve kiracıları hem komşularıyla kötü olmaktan hem de binlerce liralık dava yükünden tamamen kurtarıyor.
