Geçen hafta bu köşedeki yazımda Temmuz ayında Rusya’nın Taman Limanı’nda yüklediği kömürü Türkiye’ye taşırken vurulan MV Reyhan Sarı gemisinde hayatını kaybeden deniz emekçisi Savaş Çakar’ı anmıştım. Çakar’ın hayatını kaybetmesinden daha vahim olan ise gazeteci kardeşi Abbas Çakar’ın bu olayı konu ettiği yazı üzerine Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetler komutanı Robert Brovdi tarafından yazıldığı iddia edilen cevabi elektronik postanın içeriğiydi.
Vatandaşımıza karşı “Hak ettiğini aldı” ifadesiyle biten bu elektronik postanın gerçekten Brovdi tarafından yazılıp yazılmadığına dair Ukrayna makamlarından hala bir açıklama görmüş değiliz. Daha vahim olan ise geçen hafta makaleyi kaleme aldığım saatlerde bir Türk denizcisinin daha hayatını kaybetmiş olduğunu hafta sonunda öğrenmiş olmamız. Geçen hafta içerisinde 72 saatte Novorossiysk ve Tuapse açıklarında 5 gemiye saldırı düzenlendi.
Tuapse açıklarında Ukrayna dronları tarafından vurulan San Marino bandıralı “Necibe” adlı geminin 18 mürettebatı Kamerun bandıralı Ural Ro-Ro gemisi tarafından kurtarıldı. Ancak bu gemi de 21 Ağustos Cuma günü yine Ukrayna dronlarının saldırısına uğradı. Bu saldırıda Necibe gemisinin mürettebatından İlker Lazoğlu hayatını kaybetti.
Bu kaybın üzerinden neredeyse bir hafta geçmesine rağmen Lazoğlu’nun ölümüne yol açan şartlara dair Ukrayna makamlarından herhangi bir açıklama ya da özür duymadık. Bilakis 23 Ağustos günü İstanbul Beyoğlu’nda bir grup Ukraynalı hem “24 Ağustos Ukrayna Bağımsızlık Günü”nü kutladılar hem de Rusya’nın elindeki esir askerleri için eylem yaptılar. Açıkçası bizim kadar misafirperver bir ülke bulmak kolay değil.
Hintli denizcileri öldürüp Yeni Delhi’de böyle bir organizasyon yapmaya kalksanız neler olacağını tahmin etmek zor değil. Almanya ya da herhangi bir Avrupa ülkesinde zaten eylem yapmanıza izin vermezler velev ki siz onların bir denizcisini öldürmüş olun. 24 Ağustos günü ise Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal ülkesinin bağımsızlık günü vesilesiyle başkentte basın mensupları ile biraraya geldi.
UKRAYNA TÜRK KAMUOYUNU ANLIYOR MU? Meslektaşlarımız bu buluşma esnasında Karadeniz’deki seyir güvenliği konusunu da kendisine sormuşlar. Hakkaniyet adına verdiği yanıtın bizi ilgilendiren kısmını buraya alıyor ve yorumu siz değerli okuyuculara bırakıyorum: "Ne yazık ki farklı ülkelerden denizciler arasında hayatını kaybedenler ve yaralananlar var.
Hayatını kaybedenler arasında Türk vatandaşları da bulunuyor. Bu vesileyle Ukrayna adına, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın Karadeniz'de yarattığı tehlikeler nedeniyle hayatını kaybeden denizcilerin ailelerine ve yakınlarına en içten taziyelerimi sunmak istiyorum. Bizim için kaybedilen her insan hayatı, vatandaşlığı ne olursa olsun bir trajedidir.
Ukrayna tarafı, ilgili olayların koşullarının açıklığa kavuşturulması ve sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak amacıyla Türk tarafıyla işbirliğine hazırdır." Benim bu cevaptan çıkardığım sonuç, Sayın Büyükelçinin Türk kamuoyunun hassasiyetini pek de algılamadığı istikametinde. Kamuoyunun öncelikli beklentisi Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetler komutanı Robert Brovdi’ye ait olduğu iddia edilen elektronik postaya dair bir izahattır.
Lakin Kiev’in kendi gündeminin böyle bir konuya eğilmeye müsaade edip etmeyeceği de ayrı bir meseledir. Malum her 3 ayda bir yeni yolsuzluk dosyalarının ortaya saçıldığı bir yönetimden belki de fazla bir şey beklememek icap eder. YOLSUZLUK SARMALINDAKİ KİEV’DEN CEVAP BEKLEMEMELİYİZ
Ukrayna’daki son yolsuzluk operasyonu 19 Ağustos Çarşamba günü itibarıyla düzenlendi.
Hedef bir kez daha Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’nin yakın çevresi oldu. Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Iryna Mudra ve milletvekili Vadym Stolar ile bağlantılı adreslerde arama yapılırken, para aklama iddialarının merkezinde ülkenin enerji tekelini elinde tutan “Energoatom” şirketinin bulunduğu belirtiliyor. Şüpheliler arasında ismi geçenlerden bir tanesi de eski Enerji ve Adalet Bakanı Herman Halushchenko.
Ukrayna’da son 2 yılda ucu Zelensky’ye ulaşan çok sayıda yolsuzluk operasyonu düzenlenmişti ancak bu sonuncusunun siyaset sahnesinde yaratacağı depremin etkilerinin öngörülümeyecek boyutlarda olduğu ifade ediliyor. Ukrayna Devlet Başkanı çevresindeki çember giderek daralırken geçen hafta görevden alınan eski Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye, devam eden yolsuzluk soruşturmalarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Fedorov, kendisi bizzat tanık olmasa da, Zelensky’nin bizzat kendisinin yakın çevresindeki yolsuzluk ve rüşvet faaliyetleri nedeniyle sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Federov’un bu röportajdaki bir diğer önemli mesajı ise savaş şartları gerekçe gösterilerek belirsizliğe itilen seçimlerin bir an önce yapılmasıydı. “Demokrasi Putin tarafından rehin alınmamalı” diyen Ukrayna’nın eski Savunma Bakanı Fedorov yolsuzluğun gölgesindeki mevcut yönetimi sandığa gitmeye çağırdı.
Tüm cephe hatlarında kıyıcı bir çatışmanın yaşandığı günlerde yaşanan en ilginç gelişmelerden biri ise yeni İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın ilk ziyaretini Ukrayna’nın başkentine yapmasıydı. İran’a yönelik saldırılar için Ortadoğu’daki İngiliz üslerini ABD ordusuna açan Burnham, eylemleri itibarıyla Irak’ın işgali sürecinde ABD Başkanı George W. Bush’un bir numaralı yardakçısı olan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’i aratmayacak bir performans sergiliyor.
Burnham’ın Kiev ziyareti vesilesiyle Storm Shadow güdümlü füzelerinin gizli üretim bilgilerini Ukrayna tarafına teslim ettiğine dair bilgiler doğruysa, Rusya’nın daha yıkıcı saldırılar düzenleyeceği günlerin kapıda olduğunu söylemeliyiz.
