Bilirsiniz, henüz ilkokulda iken öğrendiğimiz üzere toplama aynı cinsler arasında yapılır. Elmalar ile armutlar, bir toplama işlemine konu edilemez. Aritmetik işlemler, aynı cinsler arasındaki ilişkiyi kurar, aksi durumda toplama, çıkarma işlemi gerçekleşemez.
Yetişkin ve en az ilkokul eğitimi almış bir kişinin bu yanlışlığı yapmaması beklenir! *** TMO, 2026 yılı ürünü için fındık alım fiyatını açıkladı. Bu açıklamalardan sonra siyasilerden, özellikle muhalif siyasilerden ve Giresun Ziraat Odasından fiyatın düşük olduğu yönünde tepkiler geldi.
Fındık fiyatını olumlayan tek tepki, AKP Giresun İl Başkanınındı. Çiçeği burnundaki İl Başkanı, birkaç başlıkta açıklanan fiyatı desteklediğini söylemektedir. Her bir başlık için açıklamalarını irdeleyelim: 255 TL'lik alım fiyatının taban fiyat olduğunu söylemiştir.
Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da piyasa şartları oluştuğunda üreticinin ürününü TMO'nun açıkladığı taban fiyatın üzerinde satma imkânına sahip olacağını beyan etmiştir. TMO, üreticiyi koruyan ve piyasaya güven veren bir kurum olduğunu belirtmiştir. Açıklanan fiyat bir başlangıç fiyatı olduğunu, nihai piyasa fiyatı olmadığını söylemiştir.
Ancak, 2002 yılından bu yana 2026 yılı dışında hiçbir yılda açıklanan fiyatın, taban fiyat olduğunu gösteren uygulama yaşanmamıştır. Böyle olsaydı, hiçbir zaman hiçbir üretici taban fiyatın altında fındığını satmazdı. Ama yıllardan beri açıklanan fiyatın altında satılıyor.
TMO'nun uyguladığı alıma başlama tarihi, randevu vermedeki gecikmeler, alım yerlerinin azlığı ve üreticiye olağan üstü nakliye ücreti oluşturacak biçimde uzakta olması, ürünün teslim edilmesi sırasındaki olumsuz uygulamalar, teslim edilen ürünün bedelinin ödenmesindeki gecikmelerin etkisiyle üretici, fındığını, piyasaya vermek zorunda kalmaktadır. Bu olumsuz etkenleri, kendi çıkarı açısından okuyan piyasa oyuncuları açıklanan fiyatın altında alım yaparak üreticinin aleyhine davranmaktadır.
Yani, açıklanan, fiyat hiçbir zaman taban fiyat olamamıştır. 2026 yılı dışında açıklanan fiyatın üzerinde satış olmadığı için “…geçmiş yıllarda olduğu gibi…” ibaresinin, gerçeğin ifadesi olmadığını anımsatalım. Zayıf olan üretici, piyasada istediği fiyatla ürününü satamaz.
Güçlü olan oyunu planlar, belirler ve uygular. Yıllarca yaşana geldiği üzere üretici, 2026 yılı dışında sürekli olarak açıklanan fiyatın, çok altında fındığını satmak zorunda kalmıştır. Ayrıca, TMO'nun fındık alımı için uygun bir kurum olmadığını da belirtelim.
İl başkanı fındıkta tartışmaların yalnızca fiyat üzerinden yürütülmesini doğru bulmadıklarını, asıl meselenin üretimde verimliliğin artırılması olduğunu söylemiştir. Birçok bölgede dönüm başına elde edilen verimin her geçen yıl düştüğünü dile getirmiştir. Yaşlanan bahçelerin, iklim değişikliği, hastalık ve zararlılar ile modern üretim tekniklerinin yeterince uygulanamamasının rekolteyi olumsuz etkilediğini ifade etmiştir.
Bugün üzerinde konuşulması gereken en önemli konunun, dönüm başına alınan ürün miktarının nasıl artıracağını saptamak olduğunu belirtmiştir. Eğer dönüm başına alınan ürün miktarı düşmeye devam ederse üreticinin beklediği gelir seviyesine ulaşmasının mümkün olmadığını söylemiştir. Kalıcı refahın yolu sadece fiyat artışından değil, yüksek verim ve yüksek randımandan geçtiğini ifade etmiştir.
Daha fazla ve kaliteli ürün için daha güçlü bir üretim modeli oluşturmasının zorunlu olduğunu açıklamıştır.Hemen kestirmeden söyleyelim, bu açıklamaların tümü üreticinin yanında olunmadığının göstergesidir. Üreticinin haklarını koruyan bir çerçevesi yoktur. Fındık ticareti yapanların, özellikle ihracatçıların ve fındık alım tekeli olan İtalyan firmasının söylemini tekrarlamaktan başka bir şey değildir.
Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz Bölgesindeki endüstriyel fındık üretimi ile emek yoğun üretim yapan Giresun çiftçisini aynı potaya koymaktır. Makineli tarımla üretim yapanla sepet sepet fındık toplayanı eşitlemektir. 70 derece eğimde fındık toplayan ile dümdüz ovada fındık toplayanı, aynı konumda görmektir.
Hiçbir ticaret sahibi, kâr elde etmeyeceği işi yapmaz. Zarar ediyorsa ya işi değiştirir ya da işini ır. Maliyetinin altında satış yapan bir işletme kapanır, batar gider.
Hiçbir sanayiciye belirlediği fiyatın altında mal sattırmazsınız. İnsanlar, kâr-zarar hesabını iyi yapar. Kâr yapan işletme yaşar, zarar eden işletme batar.
Özetle insanlar akıllıdır, hesap yapar. Bu davranış biçiminin istisnası yoktur. Yani, çiftçiler de aynı biçimde davranır.
Kâr edemediğinde fındık bahçesine bakmaz, ürün almak için çaba göstermez. Bahçesine bakmış gibi yapanlar da gübre, ilaç atmaz, bakımını yapmaz. Günümüzde, Giresun ilindeki fındık bahçelerinin çoğu bakılmamaktadır.
Herkes dile getirmektedir: “Eskiden 1 ton aldığım yerden şimdi 200 Kg. alıyorum.” İfadesi, bakımın yapılmadığını göstermektedir. İl başkanı, verimi artırmadan söz ederken Giresun fındık üreticilerinin akıllı olmadığını zannediyor.
Bu üstenci bakış karşısında fındık üreticisinin hiçbir yere varması mümkün değildir? Yıllardan beri Ordu, Samsun başta olmak üzere Orta ve Batı Karadeniz Bölgesindeki fındık dikim alanları 1982 yılındaki durumuna gelmeden verim sorunu çözülemez. İlk önce dikim alanlarındaki genişlemeyi önleyin.
Sonra Giresun çiftçisinin geçimlik gelirini güvence altına alın. Sonra verim sorunu çözülür. Yani, fındık fiyatı ile verimi, bir toplamanın konusu olamaz.
Elmalarla, armutlar toplanmaz. *** İktidar partisi yetkilisinin bu açıklamasından sonra fındık üreticilerinin 2026 yılı ürününden bir beklentisinin olma olasılığı ortadan kalkmıştır. 2026 yılında da üreticinin işi zordur.
2025 yılındaki fiyat artışının bedelini Giresun çiftçisine ödetmeden en büyük fındık tekeli rahat edemez. İl Başkanı da bunu ifade ediyor!
