Ancak uzmanlara göre bu durum, rahatsızlığın bir anda toplumda daha sık görülmeye başladığı anlamına gelmiyor. Vakalar incelendiğinde, artışın neredeyse tamamen kız çocukları ve kadınlardan gruplarda düştüğü anlaşıldı. JAMA Network Open dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, tıp dünyasının geçmişte kadınlardaki otizm belirtilerini büyük ölçüde atlamış olabileceğini gözler önüne seriyor.
Saint Louis Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, ABD'deki geniş çaplı bir sağlık sisteminden hizmet alan 171 binden fazla kişinin 2016 ile 2024 yılları arasındaki tıbbi kayıtları mercek altına alındı. Veriler cinsiyet temelinde ayrıştırıldığında çok net bir tablo ortaya çıktı. Erkeklerin tanı alma süreçlerinde belirgin bir değişiklik olmazken, 2020 yılından itibaren kadınlara konulan yeni otizm teşhisleri her yıl ortalama yüzde 19 oranında arttı.
Öyle ki, 2016'da tanı alan kadın sayısı 284 iken, bu rakam 2024 yılında neredeyse ikiye katlanarak 513'e ulaştı.
Bu dramatik yükselişin temelinde yatan neden, yıllarca tıbbi araştırmaların ve standart tarama testlerinin ağırlıklı olarak erkekler üzerinden geliştirilmiş olması. Kız çocukları sosyal ortamlara uyum sağlama konusunda daha yüksek bir motivasyona sahip oldukları için karşılaştıkları zorlukları çok daha iyi 'kamufle' edebiliyorlar. Nitekim The BMJ'de yayımlanan bir başka 2026 yılı araştırması da kadınların otizm tanısını erkeklere kıyasla ortalama üç buçuk yıl daha geç aldığını doğruluyor.
Özellikle genç kızlar arasındaki teşhislerde 2020'den bu yana görülen yüzde 22'lik sıçrama, çocukluk döneminde fark edilemeyen belirtilerin ancak ergenlikte tespit edilebildiğini gösteriyor.
