1. Haberler
  2. Genel
  3. VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...

VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...

VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...
VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...
veya linki kopyala

Uzun yıllardan beri çeşitli sindirim sorunlarıyla cebelleşiyorum… Şu anda da bu yazıyı, yeni bir ameliyatın nekahet döneminde yazıyorum… Daha 24 yaşında iken de midemden ciddi bir ameliyat geçirmiştim… Yaşıyorsa Allah selamet versin; doktorum Genel Cerrah Tevfik F. Yücebaş, ameliyat sonrasında şöyle demişti:
<![if!supportLists]>· <![endif]>Rahatsızlığının en önemli nedeni kendine aşırı stres yüklemiş olman… Normalde bu yaşta bu hastalık nüksetmez… Ama sende öyle bir asit birikmiş ki, mideni delik deşik etmiş… Durumunun mikropla, bakteriyle bir ilgisi yok!…

Seni sürekli stres altına sokan nasıl bir hayat yaşıyorsan derhal onu terk etmek zorundasın… Yoksa 50 yaşını bile göremeyebilirsin!… O yıllarda, okulu yeni bitirmiş, çok yüksek idealleri olan genç bir gazeteciydim… Henüz üç yıl gibi kısa bir zamanda deneyimlediğim gazetecilik mesleğine vücudum dayanamamıştı… Maruz kaldığım veya şahit olduğum bir çok ciddi olay karşısında bende ne iştah kalıyordu ne de uyku!…

Merak edenler için söyleyeyim; gazetecilik okulunda Şamil Tayyar, Tuncay Özkan, Erdem Gül, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Latif Şimşek, Servet Avcı gibi isimlerle birlikte okudum…
Ve maalesef doktorumun uyarısıyla aktif gazetecilik mesleğini o yıl bıraktım… Ankara’ya bir daha geri dönmedim…
Bir müddet devlet memuru olarak çalıştıktan sonra önce öğretmenlik, akabinde de akademisyenlik mesleğine geçtim…
Mesleği değiştirdim ama bendeki “her şeyi sindirememe” hastalığı bir türlü yakamı bırakmadı… Yaşadığım ya da tanık olduğum rahatsız edici her durum karşısında midem ve bağırsaklarım tepki vermeye devam etti…
Aşırı idealist (ülkücü) olarak yetiştirilmemden mi, yoksa vücudumun nevi şahsına münhasır kimyasından mı bilmiyorum; bu “her şeyi sindirememe hastalığı “ hayatı bana zindan etti!…

Şimdi diyeceksiniz ki; “ya Hocam; sen de bugünün ülkücüleri gibi olsana… Bak onlar her şeyi rahat rahat içine sindiriyor… Dün kurşun attıklarına bugün gül atıyorlar… Dün sövdüklerine bugün övgü yağdırıyorlar… Yola çıktıklarını yolda bulduklarıyla kolayca değiştiriyorlar… Amaca ulaşmak için her şeyi mubah görüyorlar!… Bütün bunlara rağmen ülkücülüğü de başka kapıya bırakmıyorlar!.. Sıfatlarını aynen taşıyorlar…”
Haklısınız… Sizinle aynı düşünüp; “mevzu vatansa hepimiz ölelim, mevzu makamsa hepiniz ölün!” diye vasiyet bırakan merhum Başbuğ’un hatırına bugünün ülkücüleri gibi olmayı da denedim… Ancak, “vardır bir bildikleri” diyerek kendimi ikna etmeye çalışmama rağmen bunu da sindiremedim… İçimde gittikçe büyüyen bir taşa dönüştü!…

O taşın ağırlığından yolda yürüyemez oldum…
Bir hastalığa yakalandığınızda, fikir edinmek için genelde etrafınıza bakarsınız; aynı hastalığa yakalanmış olan başka kimse var mı diye…
Ben de bugün; benim gibi müzmin sindirim hastalığına tutulan başka biri var mı diye etrafıma baktığımda çok kişi göremiyorum…
Bu hastalık neredeyse benim gibi birkaç kişiye özel kalmış!… Çünkü toplumun büyük bir bölümü sindirim sistemini iyice güçlendirmiş!…

Aslında siz de tanıksınız; çoğu kişi “sindirimi kolaylaştıran” şeyler kullanıyor şimdi!… Bu, kiminde para oluyor, kiminde makam, kiminde güç veya statü…
Kimisi de duyduğu sahte alkışlarla çalıştırıyor bağırsaklarını!… Eskiden insanın içinde bir “bu doğru mu?” sorusu vardı… Şimdi onun yerine “bana ne kazandırır?” sorusu var.

<![if!supportLists]>· <![endif]>Müslüman bunu yapar mı? <![if!supportLists]>· <![endif]>Türk milliyetçisi bunu yapar mı? <![if!supportLists]>· <![endif]>Devrimci bunu yapar mı?

<![if!supportLists]>· <![endif]>Demokrat bunu yapar mı? <![if!supportLists]>· <![endif]>Bir hanımefendiye bu yakışır mı? <![if!supportLists]>· <![endif]>Bu yaptığın delikanlılığa sığar mı?

<![if!supportLists]>· <![endif]>Bu vefasızlık olmaz mı?… Bu soruların anlamı kalmadı… Eski bir radyodan çıkan cızırtı gibi.. Duyuluyor ama kimse dönüp bakmıyor… Herkes her şeyi rahatça yapabiliyor… Yeter ki ellerine sindirimi kolaylaştıran bir şeyler ver kafi!…

Ben yine de doktorumun tavsiyesine uyacağım ve elimden geldiği kadar stresten uzak durmaya çalışacağım. Yalnız bazı şeyleri sindirmemeye de devam edeceğim… Midenin her şeyi sindirmesi marifet olabilir; ama vicdanın her şeyi sindirmesi bir marifet değildir!… Haksızlığı sindiremiyorsanız…
Yalana tahammül edemiyorsanız…
Vefasızlık midenizi bulandırıyorsa…
Haksız kazanç boğazınızda düğümleniyorsa…
Güce tapanları görünce içiniz daralıyorsa…
Midenizi bilmem ama, vicdanınızın sağlığı hala yerinde demektir!…

Zira bazı şeyleri sindirememek, sadece sağlık değil, aynı zamanda bir karakter meselesidir…

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
VİCDANLARDAKİ SİNDİRİM SORUNU!...
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et