1. Haberler
  2. Genel
  3. FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI

FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI

FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI
FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI
veya linki kopyala

Fındıkta yine toplantılar yapılıyor, sorunlar konuşuluyor, üreticinin talepleri masaya yatırılıyor.Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, Teknik Koordinatör Dr. Çağla Temiz ve Ziraat Yüksek Mühendisi Habip Aydın'ın Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan'ı ziyaretinde de fındık sektörünün sorunları, Fındık Eylem Planı'nın güncellenmesi, üreticilerin talepleri ve sektörün geleceği ele alınmış.Elbette bu görüşmeler önemlidir.Ama artık bir şeyi açıkça söylemenin zamanı geldi:Fındık üreticisinin toplantıdan çok, çözüme ihtiyacı var.Yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz.Üretim maliyetleri artıyor.Gübre pahalanıyor, ilaç pahalanıyor, işçilik maliyetleri yükseliyor, akaryakıt zamlanıyor.Üreticinin bahçede harcadığı para her yıl artarken, emeğinin karşılığını alıp alamayacağı ise piyasanın insafına bırakılıyor.Sonra da çıkıp “fındık sektörünün sorunlarını değerlendirdik” diyoruz.Peki, bugüne kadar değerlendirmediğimiz hangi sorun kaldı?Sorun belli. Üreticinin yaşadığı sıkıntı belli. Maliyet belli. Piyasanın yapısı belli.Eksik olan şey artık tespit değil, iradedir.Fındık üreticisi yıllardır aynı soruyu soruyor:“Ben bu ürünü hangi fiyata satacağım ve bu fiyatla geçinebilecek miyim?”Bu soruya hâlâ kalıcı bir cevap verilemiyorsa, hazırlanan planların ve yapılan toplantıların ne kadar işe yaradığı da sorgulanmalıdır.Fındık Eylem Planı rafta kalmamalıFındık Eylem Planı'nın güncellenmesinden söz ediliyor.Güzel. Ama yeni bir plan hazırlanacaksa, masa başında hazırlanıp raflara kaldırılan bir belge olmamalıdır.Üreticinin gerçek sorunlarını çözmeyen, maliyetleri dikkate almayan, bahçelerin yaşlanmasını, verim düşüklüğünü, zararlıları, iklim değişikliğini ve pazarlama sorunlarını görmezden gelen hiçbir planın fındık üreticisine faydası olmaz.Üstelik yalnızca üretim tarafına bakmak da yetmez.Fındığın ticaretinde yaşanan sorunlar da masaya yatırılmalıdır.Üretici neden fiyat oluşumunda güçlü değildir?Neden ürününü hasat döneminde istediği koşullarda pazarlayamamaktadır?Neden fındığın dünya çapındaki ekonomik değerinden üretici yeterince pay alamamaktadır?Bu sorulara cevap verilmeden fındık sorununu çözdüğümüzü söylemek mümkün değildir.Üretici yalnız bırakılmamalı.Bugün fındık üreticisinin en büyük endişesi yalnızca fiyat değildir.Gelecektir.Çünkü üretici artık “Bu yıl ne kazanacağım?” sorusunun yanında, “Gelecek yıl bu bahçeyi sürdürmeye devam edebilecek miyim?” sorusunu da soruyor.Özellikle küçük üreticiler ve eğimli arazilerde üretim yapanlar çok daha ağır şartlarda mücadele ediyor.Bahçede üretim yapmak giderek zorlaşıyor.Gençler fındık bahçesine girmek istemiyor.Yaşlı üretici ise gücü yettiği kadar üretmeye çalışıyor.Bu tablo karşısında hâlâ günü kurtaran politikalarla hareket edersek, yarın fındık üreticisini değil, boş kalan bahçeleri konuşuruz.Artık sorumluluk alma zamanıGiresun Fındık Araştırma Enstitüsü'nün bilimsel çalışmaları, Ziraat Odalarının üreticinin sahadaki sorunlarını dile getirmesi elbette değerlidir.Ancak çözümün asıl sorumluluğu kamu otoritesindedir.Devlet, fındık üreticisini piyasanın insafına terk edemez.Üreticinin maliyetini dikkate alan, emeğinin karşılığını güvence altına alan, piyasada rekabeti sağlayan ve üreticiyi güçlü kılan bir sistem oluşturmak zorundadır.Üretici örgütlerinin de yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm için daha güçlü mücadele eden bir yapıya kavuşması gerekiyor.Çünkü artık alışılmış cümlelerin hiçbir karşılığı kalmadı:“Üreticimizin yanındayız.”“Gerekli çalışmalar yapılacak.”“Konunun takipçisiyiz.”“İlgili kurumlarla görüşeceğiz.”Bunları yıllardır duyuyoruz.Üretici artık söz değil, sonuç görmek istiyor.Fındıkta yeni bir dönem başlatılacaksa bunun ölçüsü de belli olmalıdır:Üretici para kazanacak.Üretim sürdürülebilir hale gelecek.Bahçeler korunacak.Gençler üretimden kopmayacak.Fındığın yarattığı ekonomik değer daha adil paylaşılacak.Bunlar gerçekleşmeden “fındığın geleceğini güvence altına aldık” demenin hiçbir anlamı yoktur.Fındık Giresun'un kaderidir.Ama kader, kendi haline bırakılarak korunmaz.Fındık üreticisini korumak istiyorsanız, önce üreticinin alın terinin karşılığını koruyacaksınız.Toplantılar yapılabilir.Raporlar hazırlanabilir.Eylem planları değiştirilebilir.Ama artık bunların hepsi icraata dönüşmek zorundadır. Çünkü fındık üreticisinin sabrı da, ekonomik gücü de sınırsız değildir.Artık laf değil, icraat zamanıdır.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
FINDIKTA ARTIK LAF DEĞİL, İCRAAT ZAMANI
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et