Kimi oyun oynayarak öğrenmek istedi.
Derken bir çocuk hepimizi susturan şu cümleyi kurdu:
'Öğrendiğimiz şeyleri başkalarına da öğretebildiğimiz bir okul olsun.'
O an kısa bir sessizlik oldu.
Bir başka çocuk ise sadece şunu söyledi:
'Öğretmenler bizi biraz daha dinlese yeter.'
Belki de eğitim üzerine yazılmış yüzlerce rapordan daha güçlü bir cümleydi bu.
Sonra başka bir çocuk söz aldı.
'Okulda üzüldüğümde bana sarılan biri olsa yeter.'
İşte o an boğazım düğümlendi.
Çünkü o çocuk bazen yeni bir bilgi istemiyor. Önce güvende hissetmek istiyor. Belki de iyi bir okulun ilk şartı da tam olarak bu.
Bir çocuk kendini toparlayabilmek için sessizlik odası hayal etti.
'Güzel düşünceler öyle geliyor.' dedi.
Hiçbiri daha fazla sınav istemedi.
Hiçbiri daha fazla test çözmek istemedi.
Hiçbiri daha gelişmiş teknolojiden söz etmedi.
