Fındık coğrafyası kokarca istilası altında. Fındık üreticisi çaresiz ve Tarım Bakanlığı olayın vahametinin farkında değil. Farkında olmadığını nerede anlıyoruz derseniz; sözde mücadele ediyoruz diye yaptıklarına bakınca hiçbir şeyin farkında olmadıkları apaçık görünüyor.
Böyle mücadele mi olur? Geçen yıl plastik bir şeyler verdiler köylülere. Kokarca kapanıymış.
Hiçbir işe yaramadı. Belli ki bir firmaya yaptırmışlar ve devlet satın alarak o firmayı zengin etmiş. Bir fındıkçı çıkıp desin ki bir işe yaradı!
Bu yıl da ilaç dağıttılar köylülere, evlerinizi ilaçlayın dediler. Bahçelerde fındık, mısır, fasulye, kabak, domates, salatalık kalmayınca evlere hücum ettiler. Arıkovanı gibi saldırıyorlar.
İnsanların giysilerinin içine saklanıyorlar. Yüzlerine gözlerine çarpıyorlar. Köylü ilaçlama yapacakmış.
Nasıl yapacak? Çoğu fındığı satıp İstanbul'a gitmiş, evleri boş. Çoğunun ilaç yapacak makinesi yok.
Çoğu da o makineyi taşıyamayacak kadar yaşlı. Yapabilecek olanlar da nasıl yapılacağını bilmiyor. Tam bir karmaşa!
Sonunda bu bir tarım ilacı, doğru yapılmazsa tam bir çevre felaketine dönüşebilir. Allah korusun yapan kişiyi bile zehirler. Ya da aileden bir başkasını!
Normal tarım ilacı yapacaklara eğitim ve belge vermeyi şart koşan Tarım Teşkilatı kokarca ilacı için böyle bir eğitime ihtiyaç duymuyor. Onlar şişeleri muhtarlara veriyor muhtarlar da köylüye dağıtıyor. Köylü bunun nasıl yapılacağını nereden bilecek?
Şimdi bu mu devletin kokarca ile yaptığı mücadele? Gerçekten ya olup bitenden haberleri yok ya da yapacakları bir şey yok.Top çeviriyorlar!Göreleli fındık işletmecisi, sanayici, ihracatcı ve 2013-2015 yıllarında Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Mustafa Demirci felaketin boyutunu kendi sayfasından anlatmaya çalışıyor. Normalde 54 randıman gelen fındıklar 45 randımana düştü.
Giresun ölçeğinde bakarsak Giresun'da üretim miktarı 91 bin ton. 54 randımana göre 49 bin ton iç fındık çıkması lazım. 45 randımana göre 40 bin ton iç fındık çıkar.Kokarcaya bağlı olarak 9 bin ton iç fındık kayıp.
Bunun parasal karşılığı 45 milyar lira. Sadece Giresun'da… Üretici, tüccar ve ihracatcı büyük sıkıntı içinde. Bunun kıtlık alameti olduğunu söyleyen Mustafa Demirci “Her yeri ilaçladık, her yere ilaç takviyesi yaptık demekle bu iş olmuyor.
Olsaydı fındığımız bu hale gelmezdi” dedikten sonra Tarım ve Orman Bakanlığı'na bazı önerilerde bulunuyor.Bireysel mücadelenin yetersiz kaldığını ve topyekün bir mücadele verilmesi gerektiğini kaydeden Demirci; “Acilen geçici de olsa personel alımı yapılarak her köye bir personel, makine ve ilaç verilerek muhtar ve ihtiyar heyeti eşliğinde evler ve tarım alanları uzman elemanlarca ilaçlama yapılmalı” önerisinde bulunuyor.Diğer tarım ürünleri de kokarcanın verdiği zararlardan etkileniyor.
Bunun yakın gelecekte bir kıtlığa dönüşebileceğini vurgulayan Mustafa Demirci, işin hafife alınacak kadar basit olmadığına işaret ediyor.Devlet yaklaşan felaketin çok da farkında değil sanki. Aslında mücadele birkaç yıldır devam ediyor ancak bu yöntemle yapılan mücadeleden sonuç alamadığımız ortada. Kayıp her yıl artıyor.
Yapılan mücadele doğru bir yöntemle yapılmıyor. Yapılsaydı bu sonuç ortaya çıkar mıydı?Bu tür pasif mücadelede ısrar edilirse gelecek yıl kokarca sayımız ve dolaysıyla fındıkta ve diğer ürünlerde kaybımız daha da artacak. Başka bir yönteme geçmeliyiz.
İlaçlama amatörce değil profesyonelce yapılmalı. Muhtarlara ilaç verip üreticinin ilaçlama yapmasını istemek doğru değildir ve beklenen sonucu getirmez.Gün günden kötü geliyor, durum çok ciddi ve etkin mücadeleye geçilmeli.
