1. Haberler
  2. Genel
  3. AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?

AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?

AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?
AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?
veya linki kopyala

Fransa ve Almanya 6 yıl öncesine kadar tartışmasız şekilde Avrupa Birliği’nin lokomotif güçleri olarak tanımlanıyordu. İki ülke yalnızca birliğin kuruluşunda başat rol oynamakla kalmadılar, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’daki teknolojik gelişmelerin ve ekonomik atılımların da öncüsü oldular. 2020 yılındaki Covid 19 salgınından itibaren köprünün altından akan sular bu iki ülkeyi uluslararası politikadaki pozisyonlarından alaşağı etti.

Hatta ikinci Trump dönemiyle beraber Almanya ve Fransa’ya yönelik istikrarsızlaştırma operasyonlarının arttığı gözlemleniyor. 17 Ekim Cumartesi günü “Sarı Yelekliler Hareketi”nin 2027 yılı bütçesine karşı düzenlediği eylemlere bir süredir eğitim koşullarından, dahası öğretmelerine verilen maaşlardan da memnun olmayan lise öğrencileri katıldı. Paris, Limoge ve Lyon’da polis izin alınmış güzergahlar üzerinde ilerleyen ve herhangi bir şiddet eylemi gerçekleştirmeyen kortejleri gaz bombası yağmuruna tutarken, dükkanları yağmalamak için harekete geçen gruplar ellerini kollarını sallayarak işlerini gördüler.

Yalnızca Paris’te bin 500’den fazla mağaza yağmalandı. İlginç olansa 2018 yılından bu yana Fransa ekonomisindeki olumsuz gidişe karşı eylemler yapan Sarı Yeleklilerin ve lise öğrencilerinin talepleri bir kenara konuldu ve yağma olayları sürecin baş aktörü haline getirildi. SARI YELEKLİLERİN VE ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ BUHARLAŞTIRILDI
Oysa konuşulması gereken mesele 2008 yılındaki küresel ekonomik krizin ardından Avrupa’daki neo-liberal ekonomilerin yaşadığı varoluşsal sorunların faturasının orta sınıflara kesilmesinin sonuçları olmalıydı.

Bakınız 17 Ekim eylemlerinden hemen önce Fransa’nın 6 eğitim sendikası genel grev çağrısı yaptıkları açıklamalarında ne talep etmişlerdi: “2027 bütçesinde öngörülen işten çıkarmalar iptal edilsin, yeni eğitim kadroları oluşturulsun, okul altyapıları yenilensin, öğretmen maaşları artırılsın”. Bu talepler yerine yağma vakalarının tartışılar hale gelmesine bakınca insan ister istemez, “Acaba 16 Ekim gecesi Celine Dion konserinde hoşça vakit geçirmeyi tercih eden Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, siyah maske ve kıyafetlerle sokaklara salınan ninjalarla bir ilgisi olabilir mi?” sorusunu düşünüyor.

Nitekim gerek Macron’un gerek Başbakan Lecornu’nun yaptığı açıklamalar ya meseleyi hiç anlamadıklarını ya da Nisan ayındaki seçimlere kadar Fransız Beşinci Cumhuriyeti’ni yıkmaya and içtiklerini gösteriyor. Polisin yetersiz müdahalesi nedeniyle sorumluluğu kabul eden İçişleri Bakanı Laurent Nunez’in istifa talebi dahi kabul edilmedi. Onun yerine valilere sokağa çıkma yasağı uygulama talimatı verildi.

2 hafta önce Belçika’nın Liege kentinde öğrenci eylemlerini engellemek için başvurulan sokağa çıkma yasağı yöntemi Avrupa’nın yeni normali haline geliyor. Fransa Başbakanı Lecornu’nun halka ne denli yabancılaştığını anlamak için şu sözlerini okumak yeterli olacaktır: "Üç haftadır polisin (insanları) öldürdüğünden veya yaraladığından bahsediliyor ve 2 gündür bize polisin nerede olduğu soruluyor.

Bu Fransız tarzı bir şizofreni." Lecornu normal şartlarda zaten bitmiş olan siyasi hayatını bu sözleriyle tam olarak defnetmiş oldu. FRANSA’DA HÜKÜMET ORDUYU SAHAYA SÜRÜYOR Uluslararası basın Fransa’ya odaklanmış olsa da, Arnavutluk, İtalya, Almanya, Danimarka ve Belçika’nın çeşitli kentlerinde polisle gençlerin karşı karşıya geldiği şiddet olaylarının boyutu artmakta. Fransa’da Sarı Yelekliler 24 Ekim Cumartesi günü için de eylem çağrısı yaptılar.

Önümüzdeki cumartesi günü olağanüstü hal ilan edilmemiş olsa da Fransa’dan olağanüstü görüntüler izleyeceğiz. Fransız ordusu kamu kurumlarının binalarını korumak için sokağa inecek. Tüm bu manzaralar 2027 yılının Nisan ayında Fransa’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini de kaçınılmaz olarak etkileyecek.

TRUMP FATURAYI OLAĞAN ŞÜPHELİLERE KESTİ Yağma manzaraları başka nelerin amaçlandığını da ABD Başkanı Trump’ın konuya ilişkin yorumlarından çıkarabiliriz. Sağolsun Trump tüm yüzeyselliği ile sebep-sonuç ilişkilerinden arınmış olarak Fransa’da yaşananların faturasını göçmenlere ve Müslümanlara kesmekte tereddüt etmedi.: “Fransa’da yaşananlar çok üzücü bir durum. Bunun göçle ilgisi var, okullarla ya da başka bir şeyle değil.

Sorun göç. Macron’a sınırlarını masını söyledim.” Ne kadar güzel değil mi? Wall Street naklı 2008 krizinin küresel etkilerini kabul etmek yerine tepkiyi olağan şüphelilere yöneltip göçmenleri ve Müslümanları aynı potada şeytanlaştırmak Trump’ın yaptığı.

Gözler şimdi 20 Kasım tarihine çevrilmiş durumda. Yaklaşık 1 ay sonra Avrupa genelinde sendikalar ve öğrenci örgütleri Fransa’daki eylemcilerle dayanışma için sokağa inecek. Bu tarih aynı zamanda Almanya’nın en büyük işçi sendikası IG Metall’in Volkswagen, Audi, MAN ve Porsche gibi markalarla toplu iş sözleşmeleri için masaya oturacağı döneme denk geliyor.

IG Metall sendikasının kamuoyuna yaptığı açıklamaya göre hali hazırda kriz içerisindeki Volkswagen bir yandan 100 bin kişiyi işten çıkarma planları yaparken, 660 bin çalışanının maaşlarına 2030 yılına kadar “sıfır zam” öngören bir planı da masaya getirmeye hazırlanıyor. Sadece bu bilgi bile 20 Kasım gününün sıcak geçeceğinin habercisi. Alman otomotiv sektörünün tepe üstü gidişatı, bu ülkede 2027 yılında batı eyaletlerinde yapılacak seçimlerde Almanya İçin Alternatif ( AfD) partisinin beklenenin çok üzerinde oy almasını sağlayacak gelişmelerin de kapıda olduğu anlamına geliyor.

Bakalım Almanya’da sendikalar ve öğrencilerin başlatacağı ayaklanmanın faturası yine göçmenler ve Müslümanlara mı kesilecek?

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
AVRUPA'NIN YUMUŞAK KARNI FRANSA MI, ALMANYA MI?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et