Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı, Türkiye’de son günlerde yaşanan olaylara ilişkin “Toplumsal Çürümeyi Kabul Etmiyoruz” başlıklı bir açıklama yaptı.
Fon krizi, uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığı ve okullarda meydana gelen saldırılara değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ KABULLENMİYORUZ!
İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı
Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan "köşeyi dönmek" marifet oldu. Uyuşturucu "yaşam tarzı", sanal kumar "firsat” diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor, aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor, beden metaya çevriliyor, insan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor.
Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor, kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor. Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle düşürüyor. Biz, bunu kabullenmiyoruz.
Eğitim, sadece zihni değil kalbi, sadece beceriyi değil vicdanı da beslemelidir. Değer eğitimi müfredatın kenar notu değil, omurgasıdır. Ahlak eğitimi birkaç ders saatine ve ezberlenmiş öğütlere sığmaz. Öğretmenin tutumunda, okulun yönetiminde, sınavın adaletinde ve güçlü karşısında zayıfın nasıl korunduğunda karşılığını bulur.
Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlak söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkumdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlaktan bahsetme hakkını da kaybeder.
Türkiyemiz son çeyrek asırda pek çok alanda önemli mesafe katetti; bugün yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlığa ümit veren bir noktaya ulaştı. Bu kazanımların heba edilmesine, medeniyet köklerimizden güç alarak daha adil, daha huzurlu bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz. Hiç kimsenin şahsi hırsı, menfaati ve sorumsuzluğu, bu yürüyüşün mimarlarının ve fedakâr neferlerinin sırtlarına yük, ayaklarına pranga olmamalıdır. O yüzden;
Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz!
— Hüdayi Vakfı (@hudayivakfi) October 13, 2026
