Bakan Bayraktar, Türkiye ile Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti arasında düzenlenen iş forumuna katıldı. Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst’ün de yer aldığı toplantıda Türk ve Alman iş insanlarına seslenen Bakan Bayraktar, “Almanya, Avrupa’daki başlıca ticaret ortağımız olmaya devam ediyor ve Kuzey Ren-Vestfalya bu ilişkinin tam kalbinde yer alıyor.” dedi.
İmalat Sektörü Zorda Kaldı
Bakan Bayraktar, son dönemdeki jeopolitik krizlerin enerji güvenliği ve ’da yaşanan enerji krizi sırasında gördük; enerji maliyetlerindeki ani artış, keskin enflasyonist baskılara yol açtı ve enerji yoğun imalat sektörünü zor durumda bıraktı.” diye konuştu.
Enerjide Bağımsız Türkiye
Türkiye olarak politikalarını bu gerçekler doğrultusunda şekillendirdiklerini ifade eden Bakan Bayraktar, “Ulusal enerji politikamızın tamamı üç temel direk üzerine inşa edilmiştir; enerji arzının güvence altına alınması, enerji ithalatına bağımlılığın ortadan kaldırılması ve 2053 yılına kadar ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefimize doğru ilerlemeye devam etmek. Nihai vizyonumuz basit ama güçlüdür: Tamamen enerji bağımsızlığına sahip bir Türkiye.” dedi.
Yüzde 75’i Rüzgâr ve Güneşten
Bakan Bayraktar, Avrupa’daki elektrik tüketiminde Almanya ve Fransa’nın ardından üçüncü sırada yer aldıklarını,125 bin megavatı aşan kurulu gücün yüzde 63’ünden fazlasını yenilenebilir etilen elektriğin tüm endüstriyel tüketimin yaklaşık yüzde 75’ini karşıladığını anlattı.
Yeni Nesil Projeler
TANAP ve Bakü-Tiflis-Ceyhan gibi koridorların sadece iç talebi karşılamakla kalmadığını, Avrupa’nın da arz güvenliğini aktif olarak güçlendirdiğini vurgulayan Bakan Bayraktar, “Bu derin deneyime dayanarak Alman ortaklarımızla doğal gaz ve yeşil hidrojenden modern elektrik şebekelerine ve kritik malzemelere kadar uzanan yeni nesil ortak projeleri hayata geçirebiliriz.” diye konuştu.
Finansmanın Önemi
Bakan Bayraktar, bu bağlamda finansmanın önemine işaret ederek “Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, ‘Net Sıfır’ hedeflerine ulaşmak için küresel temiz enerji yatırımlarının 2030’ların başlarında yıllık 4,5 trilyon doların üzerine çıkması gerekiyor. Küresel ölçekte rekor düzeyde harcama yapılmasına rağmen fiili yatırımlar hâlâ ihtiyaç duyulan miktarın çok gerisinde.” dedi.
