Araç sahiplerinin restoran, otel veya tamirhanelerde personele bıraktığı orijinal anahtarlar, üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek hırsızlıkta kullanılabiliyor. Bu tür olaylarda kasko şirketleri genellikle tazminat ödemekten kaçınıyor. Yargıtay ise emsal bir kararla, kusuru olmayan araç sahibinin bu durumda da kasko teminatından yararlanabileceğine hükmetti.Somut olayda restorana giden bir araç sahibi anahtarını çalışana bırakmış, üçüncü bir kişi bu anahtarla aracı çalmıştı.
Kasko şirketi durumun hırsızlık değil dolandırıcılık olduğunu savunarak tazminat ödemeyi reddetmişti. İlk derece mahkemesi de sigorta şirketini haklı bulmuştu. Yargıtay ise restoran, otel ve tamirhanelerde anahtarın personele bırakılmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek kararı araç sahibi lehine bozdu.Araç hırsızları anahtarsız giriş sistemlerini hedef alan röle saldırısının yanı sıra orijinal anahtarı ele geçirmeye dayalı yöntemler de geliştiriyor.
Sürücüler valeye, tamirhaneye ya da otel personeline bıraktıkları anahtarların üçüncü kişilerin eline geçebildiğini genellikle fark etmiyor. Bu yöntemle çalınan araçlarda kasko şirketleri poliçedeki özel şartları öne sürerek tazminatı reddetmeye çalışıyor.Kasko, araç sahiplerini kaza, yanma ve hırsızlık gibi beklenmedik durumlara karşı koruyan isteğe bağlı bir sigorta türü. Avukat Zeynep Karakuş, sigorta şirketlerinin hırsızlık rizikosunu teminat altına almakla birlikte özel şartlarla kapsam dışı bırakmaya çalıştığını belirtti.
Karakuş, 'Sözleşmelerdeki bu tarz düzenlemeler sigortalının makul beklentilerini yok sayacak seviyede yorumlanmamalıdır' dedi.Karakuş, emsal kararın ardından sigorta şirketlerinin 'anahtar kendi rızasıyla teslim edilmiş, zarardan sorumlu değiliz' açıklamasının artık uygun olmadığını söyledi. Araç sahiplerinin kasko poliçesi kapsamındaki rayiç bedeli ve zararlarını sigorta şirketinden talep edebileceğini, karşılanmayan zararlar için de hukuki yola başvurabileceğini ekledi.
