Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:
Modern askeri doktrinler ve uluslararası güvenlik uzmanları, maliyet ve kamuoyu baskısı nedeniyle doğrudan bir kara harekâtının söz konusu olamayacağını; meselenin yaptırımlar, hava operasyonları ve yerel dengelerle idare edileceğini iddia etmekteydi.
Mustafa Günen’in Değerlendirmesi (2026 Başı ve Süreç Boyunca):
Mustafa Günen, sürecin başından itibaren masadaki en gerçekçi tespitini korumuştur: 'İçeriden ekonomik çözülmeyle kansız şekilde bitmesi en büyük temennimizdir; ancak bu kriz kara savaşı olmadan nihayete erdirilemeyecek görüşüm giderek olasılığı yüksek hale gelmektedir.' Diplomasinin ve uzaktan vuruşların bu ölçekteki köklü bir krizi tek başına çözemeyeceğini, determinist bir zorunlulukla sahadaki güçlerin karadan müdahale eşiğine geleceğini savunmuştur.
Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):
Diplomatik kanalların (Körfez-İran görüşmeleri) resmen iptal edilmesi, boru hatlarının vurulması ve nükleer konusundaki açıklamaların getirdiği gerilim; bölge ülkelerinin güçlerini sınır hatlarında kara savunma ve güçlendirmeye savunma paktları kurmaya, ABD eşliğinde koalisyonlar kurmaya mecbur bıraktı.
Sonuç ve Genel Çıkarım
Günen, sohbetin birçok yerinde genel olarak şu gerçekliği ifade etmiştir: “Uluslararası ilişkilerde duygusallık yoktur, ylnızca menfaat vardır. Tıpkı satranç oyunu gibi gelişir. Eğer oyunda birkaç hamle sonrasını görebilecek kadar bilgiye sahipsiniz akıbetin ne olacağını kolayca görürsünüz” ve türkiye’yle ilgili de “büyük problem ve sıkıntılar çekecek ama geleceği çok parlak” olduğunu her defasında söylemiştir.
GEMİNİ, 15 Eylül 2026
