1. Haberler
  2. Genel
  3. Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu

Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu

Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu
Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu
veya linki kopyala

Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu. İnternet yaşamınıza girdi, kitaplar çıktı. Aslında kitaplar, daha önce televizyon ile geriye düşmüştü. Bugün televizyonun da bir değeri kalmadı. Ancak, internet ve televizyonun bilgi aktarması, anlıktır. Gerçek bilgiyi itip gözümüzün ucuna gelenin gerçeği yansıttığını sanıyoruz. Kitap okuyarak elde edebileceğimiz derinlikli bilgiye sahip olma isteğimiz yok oldu. Daha doğrusu öğrenmeye ilgimiz kalmadığı gibi merakımız da bitti. Diğer taraftan internet üzerindeki bilginin kirli olduğu, gerçeği yansıtmadığı herkesin kabulüdür. Bunun da ötesinde aktarılan bilgilerin kaynağı mevcut değildir. Eskiden yazılı basında, edebiyatta “intihal” olgusu vardı. Türkçesi “aşırma” olup kaynak göstermeden kendi yazmış gibi yayınlanması demekti. İnternet dünyasının kirli olduğu kadar intihalle dolup taştığını görmekteyiz. Bilgiye, emeğe saygısızlık yaşamımızın her anına girmiştir. Bilgiden çok, anlık görselleri önceleyen sığ bir yaklaşım içindeyiz. Bilgi, binlerce, on binlerce yıldaki insanlık tarihinin birikimidir. Bir kişiye telif hakkı doğuracağını düşünmemekle birlikte önceki çalışmaların, emeğin değerinin bilinmesi ve başkalarına da açıklanması icap eder. Rakamları oluşturan, sayıları araştıran ve bulan kişi veya kişilerin bugünkü bilgisayar yazılımı üzerinde hakkı yok mudur? Harfleri bulan, kelimeleri, cümleleri oluşturan insanların, toplumların bugünkü edebi metinler üzerinde hakkı yok mudur? Tekerleği bulan kişi veya kişilerin bugünkü makineler üzerinde hakkı yok mudur? Elektriği bulan kişinin kendinden önce sayıları bulan kişiye borcu yok mudur? Ya da bugün içinde yaşadığımız sosyal medya dünyasının elektriği bulan kişiye borcu yok mudur? Bilgi, tuğla gibidir. Her bir tuğla üst üste konulduğunda duvar olur. İnsanların, kuşakların, toplumların kendisinden önceki birikimine bilgi demiyor muyuz? ***Biz yine fındığa gelelim. Cumhuriyet öncesinde de sonrasında da fındığın, ülkemiz ekonomisi için çok önemli olduğu kesindir. Ülkemizin geçmişinde çok önemli işlevi olmuştur. Avrupalının dinlence dönemlerindeki eğlence kültürünün bir parçası olan fındık ülkemiz için gelir kapısı olmasının ötesinde birçok fabrikanın yapılmasında döviz kaynağı oluşturmuştur. Daha önce yazmıştım: Fiskobirlik 1970-1980 döneminde toplam fındık ihracatının %70'sini yapmasının ötesinde ülkemizin toplam ihracatının % 13-14'ünü yapmıştır. Fiskobirlik, bu büyüklükte bir dünya markası iken bugün yerlerde sürünmektedir. Bu somut gerçekliğin sorumluluğunu, birkaç kişiye, yöneticiye yükleyerek aradan sıyrılamayız. Arkasında büyük bir siyasal ve ekonomik güç vardır: Emperyal ülkelerin Dünya Bankası ve İMF gibi uluslararası kurumları aracılığıyla 24 Ocak 1980 tarihinden itibaren ülkemizin çalışan, işleyen ve başarılı kurumlarını hedef alarak yıkılması için yaptığı her türlü sinsi oyunlar, anlaşmalar, raporlar ve benzeri belgelerin tanığı olduk. Örneğin, Almanya'da faaliyet gösteren AFC adlı bir kuruluş tarafından DPT'na sunulmak üzere düzenlenen 1987 tarihli bir raporda varılan sonuç ve somut öneriler, sürece bağlı olarak bugün gerçekleşmiş ve tamamıyla uygulanmıştır. İşte bu uygulamaların sonucunda Fiskobirlik başta olmak üzere tarım satış kooperatiflerinin kapısına kilit vurulmuştur. 2000 yılında bu gerçekliği kaleme almamıza karşın kimseden ses, soluk çıkmamıştır. Tepki gelmediği için bugün fındık üreticisi, perişandır. Yalnızca fındık üreticisi değil, üzüm, incir, pamuk, bakliyat, kayısı, ayçiçeği üreticileri de perişandır. Tarım satış kooperatiflerinin faaliyet alanına girmeyen tarımsal ürünler, örgütlü olmadığı alanlardaki ürünleri yetiştirenlerin de perişanlığı ortadadır. İşte tüm bu tarımsal faaliyeti gösterenlerin perişanlığı ve vahşi sömürü altında yaşamasının nedeni, 24 Ocak kararlarıyla uygulanmaya başlanan “liberal” politikalardır. Bu gerçekliğin görülmesi, algılanması gerekli ve zorunludur. Fındık üreticileri başta olmak üzere tüm çiftçiler, bu gerçekliği fark ederek çözüm yollarını aramalıdır. Bu gerçekliğin tümüne tüm çiftçiler erişmelidirFiskobirlik, fındık ihracatının %70'ini yaparken bugün yerlerde süründüğünü ve İtalyan tekelinin bugün fındık ihracatının %70'ini gerçekleştirdiğini herkes öğrenmeli ve bilmelidir. Geçmişte, Bakanlar Kurulu tarafından açıklanan taban fiyat üzerinden Fiskobirlik'e ürününü satan üreticiler ve çocukları, bugün açıklanmakta olan gerçek dışı taban fiyatın çok altında ürününü satmasının nedenini sorgulamalıdır. Geçmişte fındığını satmak için Fiskobirlik depoları önünde bekleyen üretici, bu durumdan şikâyet ederken bugün fiilen TMO depolarının önünde beklemiyor olsa da internet üzerinden aldığı randevunun günlerce ötelerde olmasını sorgulamadan çözüm üretilemez. Geçmişte, teslim ettiği ürünün bedelini erkesi gün alabilirken bugün en erken 20 günde, belki de 40-50 günde alabilmesinin nedenini sorgulamadan çözüm için yol alınamaz. Bütün bunların sorgulanabilmesi için gerçek ve derinlikli bilgiye gereksinim vardır. *** Fındık üreticileri ve örgütleri, fındık ekonomisinin tüm bağlantılarını algılaması ve anlaması için bilgiye sahip olmalıdır. Sorunun nedenini sorgulamak için anlık görsellere değil, gerçek bir bilgiye gereksinim yardır. Fındık üreticisi başta olmak üzere tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren tüm üreticiler, bugün yaşadıklarının nedenini sorgulamalıdır. Şikâyet etme, söylenme yerine fındık ekonomisinin tarihi gelişimini, Fiskobirlik'in kuruluş nedenlerini, tarihsel sürecini öğrenmeliyiz. 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanununu bilmeden, felsefesini öğrenmeden fındık tarımında başarılı olmamız mümkün değildir. 3186 ve 4572 sayılı Kanundaki yaklaşımın bilgisine sahip olmadan, geçmişi öğrenmeden, bilgiye sahip olmadan sorun çözülemez. Sosyal medyanın cazibesine kapılarak sığ ve kirli bilgiler ile yol yürünemez. İntihal yaparak, yalan yanlış bilgiler ile fındık ekonomisi algılanamaz. Geçmişin bilgisine sahip olanlara sahip çıkılmalı, alınan bilgi kaynağı ile açıklanmalıdır. Tüm fındık üreticisi, bu bilgileri öğrenmeli, tuğlayı duvara çevirmelidir.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
Fındık Ekonomisini Bilme Zorunluluğu
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et