Göktaş’ın Çorlu’daki 'kuyu tipi' cezaevinde tek kişilik bir hücrede tutulduğunu ifade eden Altaylı, kendisinin de geçmişte 6 aydan fazla tek kişilik hücrede kaldığını hatırlatarak Deniz’in durumunu çok iyi anladığını söyledi. Göktaş’ın aşırı sosyal bir yapısı olmadığı için yalnızlıktan şikayet etmediğini belirten Altaylı, cezaevindeki komşu hücrelere ilişkin şu çarpıcı bilgileri verdi: 'Sağındaki hücrede Haluk Levent, solundaki hücrede ise Cem Küçük yatıyor.
Diğer yanında ise Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım var.'
Altaylı, Göktaş’ın komşularıyla hücreler arası bağırarak diyalog kurma zahmetine girmediğini ancak onların yüksek sesli sohbetlerini dinlediğini belirterek, 'Büyük ihtimalle yeni stand-up gösterisi için bunlardan epey bir malzeme çıkaracak.' dedi.
Deniz Göktaş, cezaevinden gönderdiği ilk mektupta moralinin iyi olduğunu söylemiş, ilerleyen zamanalarda durum değişirse bunu bir şekilde bildireceğini dile getirmişti. Göktaş’ın morali hakkında da konuşan gazeteci, ilk tutuklandığında yapılan 'Zaten girmek istiyordu' yorumlarını doğru bulmadığını dile getirdi. İtirazların reddedilmesi ve 12 yıla kadar hapis talebi sonrası Göktaş’ın moralinin ilk etapta bozulduğunu ancak sonradan toparladığını aktaran Altaylı; bu tür duygu dalgalanmalarının cezaevinde çok normal olduğunu ifade etti.
Göktaş’ın bu süreçte kendini bol bol okumaya ve yazmaya verdiğini, hatta okumaktan gecesinin gündüzüne karıştığını söyledi.
Son olarak hukukçularla yaptığı görüşmelere değinen Altaylı, kamuoyunda Göktaş’ın 'Hele biraz yatsın bakalım' mantığıyla içeride tutulduğunu düşünenlerin çoğunlukta olduğunu belirterek; Deniz Göktaş’ın ise bu durumu kafasına takmamayı ve süreç üzerine düşünmemeyi tercih ettiğini vurguladı.
