1. Haberler
  2. Genel
  3. TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)

TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)

TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)
TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)
veya linki kopyala

Ahçik, Henno, Nazmiye, Gülnaz, Cemile, Zeynep, Nesibe, Emine, Sanem… denememize giren adlar daha çok yakın dönemin kadınları… Türkü yakılmalarının nedeni sevgi, sevi, etkilenme, çekim…

Bir olma, birlikte mutlu olma, birlikte yaşam kurma. Birlikte birey, aile, ocak, ev, yuva olarak doğayla bütünleşik toplumda çalışma, iş, emek, üretim özellikleri ile yaşamı sürdürmek. Yetiştirilecek oğullarla, kızlarla bilgiyi, deneyimi, birikimi, ekini, yaratıcılığı, işten yansıyan oyunu, ezgiyi, şiiri, türküyü, ekinsel birikimi geleceğe aktarmak…

Yaşamın tüm alanlarında var olan kadınla erkeğin eşitliğinde inançlı, mutlu aile, yuva, ev çekirdeğine dayalı toplum… O ezgilerin yüzyıllar öncesinde Türkçe var, Türk var. Kadınla erkeğin eşitliğine, kadınla erkeğin tüm alanlardaki gücüne dayanan öyküler var…

Sağtöre var, çelik dayanma gücü, direnç var… Tümünün kökü evde, ocakta, sağlam ailede… Yakılan türküler, yazılan öyküler, uydurulan masallar bunun için.

Sağlam Türk ocağı, sağlam Türk evi, kutsal Türk yuvası…Sağlam Türk yuvası kurmak için söylenenler, yakılanlar, yazılanlar… Kadınla erkeğin eşit, kadınla erkeğin çıkarsız bağlılığına, sevgisine dayalı Türk ailesi… Tüm yakılanların; türkülerin, ağıtların, ağlamaların, inlemelerin özü bu…

Buna ulaşmak için ne söylenmişse…Dede Korkut'umuzu bilirsiniz. Deli Dumrul'u da bilirsiniz. Yazınımızdaki mutlu aile kavramını, çıkarsız sevgiyi, eşitçe bağlılığı, karı koca ilişkisinde ölümüne bağlılığı, özveriyi anlatan yazınımızın yüzakı birkaç öyküsünden biridir…

Öykü içindeki yırlar, öykü içindeki türküler, öykü içindeki ağıtlar, öykü içindeki sevgi, sevi tümceleri toprak kokan, doğa kokan, Türk ekini, Türk töresi kokan eşsiz dizelerdir. Türkler, Oğuzlar yakarsa böyle yakar, söylerse böyle söyler… Bir de çok çok yüzyıllar önce söylenmiş sevi, doğa yırlarına bir göz atınız…

Olağanüstüdür. Aprınçur Tigin'den kalma, onların yüzyıllarından kalma YAVUKLUMU SEVİYORUM'u anımsayın… Okuyun, dize kurma yetisinin tüm özellikleri vardır…

Deli Dumrul'u da bir benim için belirttiğim özellikler açısından okuyun… Şiirimizi de türkülerimizi de evimizi barkımızı da çok daha iyi anlayacaksınız…Adına Türküler yakılan ilk kadınlarımızdan Banu Çiçek'i anımsayın… Banu Çiçek de Dede Korkut'ta…

Çok çok eski yılların Türk kızı. Türk yiğidi. Türk yüreklisi.

Erkeğin olduğu tüm alanlarda var. Atsa at… Biniciyse binici.

Oksa ok. Yaysa yay. Bilekse bilek…

Vuruşmaysa vuruşma… Heyyyy heyyyse heyyyyy hey… Sıkı durun güreşse güreş…

Bamsı Beyrek'in sırtını güüp diye yere getirecekti, BAMSI oyunbozanlık, kural dışılık yapmasa… Türkü yakılan kadınlarımız adına Banu Çiçek'i de yeniden okuyun. Kadın nasıl baştacımız, nasıl değermiş, nasıl yiğitmiş…Bir de bunların üstüne bal olsun diye, kaymak olsun diye, ağda olsun diye Memduh Şevket ESENDAL'ı okuyun…

Öncelikle Komiser öyküsünü…AZERİ TÜRKÜLER, Erol ÖZAYDIN'ın yapıtı. Arzu Gızım yapıtın 22., 23. sayfalarında:Etir saçır gülçiçek gülsün ömrün bahar tekBizim bu hoş heyatta ay gızım hoş gedemin mübarekAy menim Arzu gızımÖmrümün yazı gızımSevinci nazı gızım Arzu gızım

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
TÜRKÜ YAKILAN KADINLARIMIZ (II)
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et