Tatsumi'nin bulgularına göre, yaşlandığımızda vücudumuzdaki HGF proteini aslında azalmıyor, sadece üretildikten sonra kimyasal yapısı tahribata uğruyor. LASSS bileşiği ise bu proteini korumakla kalmayıp, yapısında ufak bir değişiklik yaratarak onu çok daha dirençli ve işlevsel bir 'süper HGF' formuna dönüştürüyor. Uzmanlar, bu bileşiğin standart bir antioksidan gibi sadece zararlı molekülleri temizlemekle yetinmediğini, doğrudan proteinle etkileşime girerek onun yapısal onarım kapasitesini olağanüstü seviyelere taşıdığını vurguluyor.
Laboratuvar ortamındaki bu etkileyici başarının ardından uzman ekip, bileşiğin canlı organizmalardaki etkilerini görmek için kas erimesi yaşayan fareler üzerinde bir dizi deney gerçekleştirdi. Çıkan sonuçlar, kasların kullanılmamasına bağlı olarak gelişen nitrasyon hasarının bu bileşik sayesinde belirgin ölçüde azaldığını kanıtladı. Tıp dilinde sarkopeni olarak adlandırılan ve 30'lu yaşlarda gizlice başlayıp 60'lardan sonra hızlanarak yürüme güçlüklerine, ciddi düşmelere ve sakatlanmalara yol açan yaşa bağlı kas kaybı, artık önlenemez bir kader olmayabilir.
Bu umut verici sonuçların insan kas dokusu üzerinde de doğrulanması için daha uzun soluklu klinik testlere ihtiyaç duyulsa da, bilim dünyası artık sadece yaşa bağlı kas erimesini değil, aynı zamanda uzun süreli hastalıklara bağlı kas zayıflıklarını da tedavi etmek için yepyeni ve çok güçlü bir silaha kavuştuğuna inanıyor.
