1. Haberler
  2. Genel
  3. ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR

ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR

ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR
ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR
veya linki kopyala

6 Eylül'de Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimlerde göçmen karşıtı, Avrupa Birliği'ne şüpheyle yaklaşan, Rusya sever AfD ( Almanya İçin Alternatif ) partisinin ezici bir üstünlükle birinci sırada yer almasının ardından malumun ilamı Mecklenburg-Vorpormmern eyaleti için de gerçekleşti. AfD bir önceki seçime oranla oy oranını 17 puan artırarak sandıktan birinci sırada çıkarken, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi yüzde 5'lik barajı aşamadı ve 1949 yılından bu yana en kötü sonucu alarak bu eyalette parlamento dışında kaldı.

Berlin'de ise Sol Parti/Linke'nin adayı Elif Eralp yeni eyalet Başbakanı olmasını sağlayacak zafere ulaştı. Aşırı sağ ve solun giderek ağırlık kazandığı Alman siyasetinin durumu Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki manzaraya her geçen gün daha fazla benziyor. Nitekim Almanya'da giderek sağa kayan siyaset yalnızca bu ülkeyi değil Avrupa Birliği'nin geleceğini etkileyecek dinamikler üretmeye muktedir.

Seçim sonuçlarının bu istikamette devam etmesi 2029 yılında yapılması gereken seçimleri daha erkene çekebilir. Her ne kadar Başbakan Merz ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi iktidardaki pozisyonlarını korumakta ısrar etseler de, ortakları Sosyal Demokrat Parti ile beraber üzerinde durdukları zemin ekonomideki kötü gidişatın etkisiyle giderek erozyona uğruyor. BUNDESBANK İYİMSERLİĞİ MERZ'İ KURTARIR MI?

Almanya Merkez Bankası'nın ( Bundesbank ) 21 Eylül tarihli raporunda Ağustos ayında yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşen enflasyonun bir süre daha bu seviyede kalacağı ifade edildi. Bundesbank'a göre bu sonuç Ortadoğu ve Ukrayna'daki çatışmaların yanısıra bu yaz mevsiminde Avrupa'yı vuran kuraklıkla doğrudan ilgili. Ren Nehri'nin düşen seviyesinin lojistik maliyetlerini artırması enflasyonun yükselmesinde de etkili oldu.

Ve yine Bundesbank'a göre bunlar geçici etkiler!. Öngörülemeyen dünyamızda iklim değişikliğinin ve küresel çatışmaların artık “geçici etki” olarak tanımlanamayacağını anlayamamış olan Bundesbank, Almanya'nın aşırı sağ yolculuğuna taş döşeyen kurumlardan biri olarak tarihe geçecektir. Nitekim Almanya'da kitlelerin umudu haline gelen Afd partisinin de en önemli propaganda malzemelerinden biri Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Kiev yönetime verilen desteğin kesilmesi, Rusya ile yeniden ilişki kurulması ve böylece enerji maliyetlerinin düşürülmesi.

Peki, ABD'nin ya da Avrupa Birliği'nin bu parlak fikre göz yumacağının garantisini kim verdi? İşte bu tam bir muamma. Akıllar-dan çıkarılmaması gereken bir husus da, Trump'ın birinci başkanlık döneminden itibaren Washington yönetiminin AfD ile kurduğu yakın ilişki.

2018 yılında Berlin'e Büyükelçi olarak atanan Richard Grenell henüz güven mektubunu Cumhurbaşkanı Steinmeier'e sunma-dan “kendisinin Almanya siyasetini yeniden tasarlamak üzere” bu ülkeye geldiğini ilan etmiş, akabinde Alman devlet mekanizması tarafından izole edilmişti. ALMAN AŞIRI SAĞI GÜCÜNÜ NEREDEN ALIYOR? AfD'nin giderek tırmanan yükselişinden aynı anda ABD ve Rusya'nın çıkarının ne olabileceği üzerine düşünmekte fayda var.

Nasyonal Sosyalist Parti 1929 yılında henüz seçimler yoluyla iktidara yürürken en büyük destekçilerinden biri ABD endüstri devi Henry Ford'du. Diğer bir destekçisi ise ABD'de başkanlık koltuğuna oturacak olan John F.Kennedy'nin borsa zengini ve Londra Büyükelçisi babası Joseph Patrick Kennedy idi. Joseph Patrick Kennedy, Adolf Hitler ile Yahudilerin Almanya'dan taşınmasına dair ABD Başkanı Roosevelt'in bilgisi dışında görüşmeler yaptığının ortaya çıkması üzerine görevden alınmıştı.

Alman aşırı sağı işte bu şaibeli ilişkiler ağı içerisinde yolculuğunu sürdürmekte. Sekizi Türk kökenli 10 kişiyi katleden Nasyonal Sosyalist Yeraltı Terör Örgütü NSU davasını aydınlatmayan, ilgili istihbarat raporlarını kasıtlı olarak yok eden bir devlet mekanizmasının bulunduğu Almanya'da aşırı sağın adım adım iktidara yürümesi kimseyi şaşırtmamalı. Buna bir de akıbetini bilemediğimiz 2022 yılının Aralık ayında ortaya çıkartılan “Reichsbürger Hareketi” adı altında örgütlenen darbe girişimini ekleyelim.

Kendisiyle beraber Avrupa Birliği'ni de belirsizliğe sürükleyen Almanya'yı neyin beklediği 2027 yılındaki eyalet seçimleriyle netleşecek. 18 Nisan'da Schleswig-Holstein ve Saarland eyaletlerinde başlayacak seçim maratonu 25 Nisan'da Kuzey Ren Vestfalya ile sürecek, 30 Mayıs'ta Bremen ve 26 Eylül de Niedersachsen ile tamamlanacak. Siyasi gözlemcilere göre Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki seçimler “dananın kuyruğunun kopacağı” yer olacak.

Bu eyaletten çıkacak sonuç yalnızca AfD'nin gidişatı açısından bir gösterge teşkil etmekle kalmayacak. Hristiyan Demokrat Birlik içerisindeki liderlik yarışının evrileceği istikameti de belirleyecek. Almanya'daki son üç eyalet seçiminin ardından kurulacak hükümetlerde bir de İsrail faktörünü gözden kaçırmamak lazım.

Hezimete uğrayan Almanya Başbakanı Merz'in bulduğu son çare İsrail'in ipine sarılmak oldu. Merz 21 Eylül günü yaptığı açıklamada İsrail suçladı. Merz bu argüman üzerinden Sosyal Demokrat Parti ve Yeşiller Partisi'nden Linke ile Berlin eyalet parlamentosunda koalisyon kurmamalarını istedi.

Tarih tekerrür edecek mi, 2029 Almanya için yeni bir 1929 mu olacak ve dünya şu anda içerisinden geçtiğimiz çatışmalardan daha da büyük bir kaosa mı evrilecek? Bunu görmek için vaktimiz giderek daralıyor.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
ALMANYA AŞIRI SAĞ İKTİDARI BEKLİYOR
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et