1. Haberler
  2. Genel
  3. RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ

RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ

RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ
RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ
veya linki kopyala

İngiltere ve Fransa'nın TahrikleriSınır komşumuz Rusya ile tarih boyunca birçok savaşımız olmuştur. Bu savaşların çoğunun İngiltere ve Fransa'nın tahrikleri sonucu çıktığı bilinmelidir. Meselâ Kırım'ı kaybettiğimiz 1768-1774 savaşı Fransa'nın tahriklerinin sonucudur.

Hattâ Şehzade III. Selim bu konuda Fransa Kralına çok ağır bir mektup yazmıştır. 1853-1856 yıları arasında yaşanan Kırım Harbi de İngiltere ve Fransa'nın tahrikleri neticesinde çıkmıştır.

Bu savaşın masraflarını karşılamak için Osmanlı ilk dış borcunu 1854 yılında almıştır ve bu borçlar bizi 1881 yılındaki Düyûn-u Umumîye İdaresine kadar götürmüştür!Dr. Abdullah Cevdet, Batı hayranı olarak, Kırım Harbi hakkında şunları yazabilmiştir: “Bâzılarımız Avrupalıların bizi hiçbir vakit sevemeyeceklerini, daima düşman olacaklarını iddia edip duruyorlar. Düşünmüyorlar ki daha yarım asır evvel, bu adamlar bizi Kırım muharebesinde ölümden kurtardılar!” Fakat Dr.

Abdullah Cevdet bilmiyordu ki yarım asır evvel, Batı'yı kendisinden çok daha iyi tanıyan Lamartin, Kırım'da, aksine, Türklerin Hıristiyan uygarlığını savunmak için öldüklerini yazmıştı! 1877-1878 yılındaki Türk Rus Harbi'nden sonra Sultan Abdülhamid'le Rus Çarı arasında bir dostluk gelişmiştir. Paris Sefiri Salih Münir Paşa'nın belirttiğine göre, Sultan Abdülhamid Ermeni politikasını Rus Çarının desteği ile sürdürmüştür.

Salih Münir Paşa'nın Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanan bu dönemi anlatan “Geçmiş Zamanlar” isimli kitabı mutlaka okunmalıdır.Sultan Abdülhamid Ruslar için “Bizim yiğit düşmanlarımız” ifadesini kullanmakta ve Rus halkı ile Türk halkının birbirine çok benzediğini belirterek, “bizim Rusya ile dost olmamız gerekir” demektedir.Sultan Abdülhamid'in temellerini attığı Türk-Rus dostluğu İttihatçılar iktidara gelene kadar sürmüştür.

Ne yazık ki hayalperest İttihatçıların bizi sürüklediği I. Dünya Harbi koca imparatorluğun yok olmasına sebep olacaktır. Bugün bâzı kesimlerde Jön Türk hayranlığının sürmesi tarihimizden habersizliğin bir sonucudur.İstiklâl Harbimiz Sırasında Ve Sonrasında Rusya İle İlişkiler:Sovyetler Birliği İstiklâl Harbimiz sırasında bize en büyük yardımları yapan devlettir.

Bu yardımların tutarı 1920-1922 yılları arasında 9.000 tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 63 milyon fişek, 147.000 top mermisi ile, doğu sınırlarımızda, eski Rus Ordusunun bıraktığı askerî malzeme, Jivoy ve Utkiy adlı iki avcı botu hibe edilmiştir. Sovyet Hükümeti, Ankara'daki iki barut fabrikasının kurulmasında yardımcı olmuş; fişek fabrikası için, gerekli teçhizat ve hammaddeyi sağlamıştır. Sovyetlerin askerî yardımı toplamı 500 milyon lirayı bulmaktadır.

Sovyet diplomatik misyonu ayrıca 200 kilo külçe altını ve iki parti hâlinde toplam 10 milyon altın rubleyi Türk Hükümetine teslim etmiştir.Sovyetler Birliği ile Büyük Zafer'den sonra da iyi ilişkilerimiz devam etmiştir. I. 5 Yıllık Plân Rusların verdiği 20 yıl vadeli faizsiz 8 milyon dolar kredi ile gerçekleştirilmiştir.

Ne var ki Atatürk'ün ölümünden sonra devletin başına geçen İngiltere hayranı İsmet İnönü döneminde Sovyetler Birliği ile ilişkilerimiz bozulmuştur. İnönü, Türkiye'yi Batı yörüngesine sokmasının sebebini 'Sovyet Tehditleri' olarak göstermiş ve kamuoyu, Sovyetlerin Boğazları istediği yalanı ile kandırılmıştır. Hâlbuki, 1946 yılında Sovyetlerin Türkiye'ye verdiği iki nota vardır ki ikisinde de Boğazlar hakkında en küçük bir talep bile yoktur!

Ruslar, 'gelin oturup konuşalım sorunlarımızı çözelim' anlayışındadır. Aslında Rusların Boğazlar konusundaki talepleri hakkındaki yalanlar Çar Petro zamanına kadara gitmektedir. Bu konu üzerinde, bir müddet Türkiye'de bulunan ve “Osmanlı Tarihi” isimli bir de kitap yazan Fransız diplomatı ve edebiyatçısı Alfonse de Lamantine de durmuştur.

200 yıldır, 'Rusya'nın Sıcak Denizlere İnmek Hayâli' içinde olduğu propagandasıyla, Rusya düşmanlığı köpürtülmektedir. Fransız edebiyatçısı ve devlet adamı Lamartin, “Osmanlı Tarihi” isimli kitabında, Çar Petro'nun, 'Sıcak denizlere inmek' gibi bir hayâli olmadığını açıkça belirtmektedir! Ancak bu yalan, hiç araştırılmadan günümüzde de sürdürülmektedir.

Tabiî ki amaç Rusya düşmanlığının köpürtülmesidir. Hâlbuki sınır komşumuz Rusya ile iyi ilişkiler kurulması iki devletin de çıkarınadır. Ne var ki, Batı hayranlarının hedefi bu dostluğun gelişmesini önlemektir!İnönü'nün Sovyet düşmanlığı siyaseti Menderes döneminde de sürdürülmüştür.

Ancak Menderes Amerika ile birlikte olmanın millî menfaatlerimize uygun olmadığını anlayarak Rusya'ya yaklaşmaya başlamıştır. Eğer 1960 askerî darbesi olmasaydı Temmuz ayında Moskova'ya gidecekti. Amerika buna izin vermemiştir!Bugün Rusya ile ve Batı ile dengeli ilişkiler sürdürülmektedir ki ülkemizin menfaatine olan da budur.

Sınır komşumuz Rusya ile düşmanlık akıllıca bir siyaset değildir.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
RUSYA DÜŞMANLIĞININ KÖKLERİ
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et