1. Haberler
  2. Genel
  3. AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ

AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ

AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ
AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ
veya linki kopyala

Karl Mark ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan ve 1848 yayımlanan “Komünist Manifesto”, “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor: Komünizm hayaleti” cümlesiyle başlıyordu. Tarih bir kez daha Avrupa için kendisini tekrar ediyor ancak bu defa dolaşan hayalet faşizmin, nasyonal sosyalizmin hayaleti. Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül günü yapılan seçimlerde, Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi”si misali herkesin beklediği bir cinayet gerçekleşti.

Avrupa Birliği’nin ekonomik ve fikri lokomotifi olarak kabul edilen Almanya, bu idealin temel değerlerini öldürecek istikametteki belki de ilk somut adımı attı. Saksonya-Anhalt eyaletinde sandık başına giden seçmenlerin yüzde 43,8’i göçmen karşıtı, dahası Avrupa Birliği’nden hazzetmediği malum “Almanya İçin Alternatif Partisi ( AfD)”ye oy verdi. İlginç olan şu ki bu siyasi parti, Almanya istihbarat teşkilatı “Anayasayı Koruma Teşkilatı ( BfV)” tarafından “kesinleşmiş aşırı sağcı yapılanma” olarak sınıflandırılmış olmasına rağmen bu başarıya ulaştı.

Bu eyalet bazında büyüyen tehlikeye işaret eden bir başka husus ise seçime katılım oranının yüksekliği. 2021 yılında seçmenlerin yüzde 60,3’ü sandık başına giderken bu oran aşırı sağın birinci parti olarak çıktığı son seçimde yüzde 77,8 ile rekor kırdı. AfD her ne kadar Saksonya-Anhalt parlamentosunda 83 sandalyenin 39’unu alarak mutlak çoğunluğu elde edemese de, büyüyen aşırı sağ dalganın burada kalmayacağını tahmin etmek zor değil.

BERLİN’DE NE OLACAK? Şimdi sırada 20 Eylül’de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde yapılacak seçimler var. Anketler Berlin’de Türk kökenli Sol parti adayı Elif Eralp’in en az 2 puan farkla önde olduğuna işaret ediyor.

Ancak siyasi gözlemciler Saksonya-Anhalt’taki sonuçların yarattığı rüzgarın diğer eyaletlerdeki sonuçlara da etki edebileceği yani AfD’nin oralarda da beklenmedik bir atak yapabileceği uyarısında bulunuyorlar. Bozuk saat misali nadiren doğruyu gösteren Almanya Başbakanı Merz’in seçimin ertesi günü yaptığı açıklama büyüyen tehdidin kendi ülkesi ile sınırlı olmadığına işaret etmesi açısından önemliydi: “Şok içerisindeyiz.

Bu denli farklı bir sonuç beklemiyorduk. Dün yalnızca Saksonya-Anhalt açısından değil tüm Almanya açısından bir şeyler değişti. Bu seçimin uluslararası ilişkiler açısından da kaçınılmaz sonuçları olacaktır.

Seçim sonuçlarının ardından AfD’yi kimlerin tebrik ettiğine dikkat edecek olursanız, seçimin uluslararası düzeyde gördüğü ilginin boyutunu da anlayabilirsiniz”. Düzensiz göçmen operasyonlarıyla ülkesine ve hükümetine karşı yürütülen operasyonları yakından takip eden İspanya Başbakanı Sanchez de AfD’nin artan etkisinin dayanaklarına işaret ederek Avrupa Birliği’ni uyardı: “Artık giderek cesaretlenen aşırı sağ ittifak ile karşı karşıyayız.

Bu ittifakın üç önceliği var. Hak ve özgürlükleri kısıtlamak, refah devletini özelleştirmelerle ortadan kaldırmak ve toplumsal uyumu parçalamak. Yıllarca 2009 küresel ekonomik krizini amaçları için kullandılar.

Şimdi Ukrayna-Rusya savaşını ve yeniden başlayan silahlanmayı kullanmak istiyorlar”. Sanchez’in burada üzerinde durduğu noktanın altını çizmek lazım. AfD özellikle Berlin hükümetinin Rusya-Ukrayna savaşına müdahil olmasına ve Ukrayna’ya verilen askeri desteğe karşı çıkarak halk nezdindeki desteğini artırıyor.

Keza AfD’nin seçim zaferinin ardından Moskova’dan gelen mesajlara bakıldığında Rusya’nın Almanya’daki gidişattan duyduğu memnuniyeti görmemek mümkün değil. Rusya Devlet Başkanı Putin’in Özel Temsilcisi Kirill Dmitriev: AfD’nin zaferi, Almanya’nın itibarı sarsılmış koalisyon hükümetinin kibrini, dar görüşlülüğünü, savaş yanlısı tutumunu, beceriksizliğini ve iki yüzlülüğünü aşağılıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zaharova: Alman hükümetinin kendi ekonomisine yönelik intihar niteliğindeki yaklaşımının yol açtığı felaket sonuçlar karşılığını buldu.

Alman halkı bu sonuçları değerlendirdi ve kamuoyu yoklamalarına göre alternatif bir politika önerenlere oy vermeye yöneldi. AfD’NİN ZAFERİ FRANSA VE İNGİLTERE’DE SİYASET SAHNESİNİ ŞEKİLLENDİRECEK
20 Eylül’de Berlin ve Mecklenburg- Vorpommern eyaletlerinden gelecek sonuçlar da AfD’nin önlenemez yükselişine işaret edecek olursa, bu jeopolitik depremin yaratacağı tsunami kaçınılmaz şekilde İngiltere ve Fransa eyaletine ulaşacaktır.

İngiltere’de Reform Partisi halihazırda adım adım birinci parti pozisyonuna yürümekte. Fransa’da ise 2027 yılının Nisan ayında başlayacak Cumhurbaşkanı seçim sürecinde bu defa aşırı sağın durdurulması mümkün olmayabilir. 40 yıldan uzun süredir Fransa’da aşırı sağın Elize Sarayı’na ulaşmasını engellemek için merkez partiler ile solun tekrarladığı ittifak formülleri sonuçsuz kalabilir.

Unutulmaması gerekir ki Adolf Hitler liderliğindeki Nasyonal Sosyalist Parti Almanya’da bir günde iktidara gelmemişti. 1924 yılındaki federal seçimlerde yüzde 3 oranındaki oy oranları 1928’de 2,63’e gerilemiş, 1930’da artan işsizlik ve enflasyona bağlı olarak yüzde 18,25’e ulaşmış, 1932’de iki defa yapılan seçimler sonucunda yüzde 37’yi geçmişlerdi. Bu tarihten sonra demokratik seçim defteri kapanmış ve İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşları döşenmişti.

Şimdi bizlerin düşünmesi gereken, Almanya’nın dahil olabileceği bir savaşın ya da aşırı sağ iktidarın Türkiye ekonomisine ve Avrupa’daki 7 milyon Türk kökenlinin geleceğine ne şekilde etki edeceği meselesidir.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
AVRUPA'DA FAŞİZM HAYALETİ GERİ DÖNDÜ
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et