Kameraların, hareket sensörü (PIR) gibi görünecek şekilde özel olarak gizlendiği ve bu sayede kimsenin şüphelenmediği anlaşıldı. İşletme sahibi Fatma Özçalışkan ise durumdan habersiz olduğunu, hatta kendisi ve on yedi yaşındaki kızının da kurbanlar arasında yer aldığını öne sürdü. Kameraları fark edince söküp polise teslim ettiğini söyleyen Özçalışkan, tüm sorumluluğu sistemi kuran Cansever'e yükledi.
Savunmalardaki tutarsızlıkları ve toplanan somut delilleri dikkate alan Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliği, hem işletmeci Özçalışkan'ı hem de sistemi kuran Cansever'i cezaevine gönderdi. Soruşturmanın dijital ayağında ise mahrem kayıtların pazarlandığı 'Secret TV +18' isimli kanalın yöneticisi olduğu saptanan Abdullah Çatalbaş, Küçükçekmece'de düzenlenen operasyonla yakalandı.
Adliyeye sevk edilen Çatalbaş'ın da tutuklanmasıyla birlikte, bu geniş çaplı gizli kamera skandalında demir parmaklıklar ardına gönderilen kişi sayısı üçe yükselmiş oldu.
