O hâlde neyi önemsemeliyiz? Hatasız bir İngilizce metni mi, yoksa öğrencinin düşüncelerini hata yaparak da olsa İngilizce ifade edebilmesini mi?
Çünkü dil öğrenmek yalnızca doğru cümleler kurmak değildir. İletişim kurmak, anlam üretmek, hata yapmak ve yeniden denemektir.
Elbette çözüm yapay zekâyı yasaklamak değil. Sorun teknolojinin kendisi değil, öğrencinin yerine düşünmeye başlaması.
Belki de yapay zekâ eğitimi bozmadı. Uzun zamandır görmezden geldiğimiz bir eksikliği ortaya çıkardı.
Asıl tehlike öğrencilerin yapay zekâyla ödev yapması değil, ödevlerini kusursuz biçimde tamamladıkları hâlde hiçbir şey öğrenmemeleri.
Ödevleri yapay zekâ yapıyorsa, biz çocuklara gerçekten ne öğretiyoruz?
