Kurtuluş Savaşı'nın ardından yeni devletin yönetim biçimi tartışılırken 1923 sonbaharında Ankara'da siyasi bir kriz yaşanıyordu. Hükümetin 27 Ekim'de istifa etmesi ve Meclis'in güvenini kazanacak yeni bir kabinenin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ile birlikte Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda değişiklik yapılmasına dair bir tasarı hazırladı.
Tasarı, 29 Ekim 1923'te toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşüldü ve kabul edildi. Bu değişiklikle devletin yönetim biçimi resmen Cumhuriyet oldu. Ardından yapılan seçimde Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
Cumhuriyet'in ilanı Ankara'da 101 pare top atışıyla duyuruldu. Müjdeyi halka ulaştıran en önemli araçlardan biri ise dönemin gazeteleri oldu. 30 Ekim 1923 tarihli sayılarda Hakimiyet-i Milliye haberi tam sayfa verirken, İkdam ve Vakit gibi gazeteler de devletin yeni yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu ve ilk Reis-i Cumhur'un Mustafa Kemal Paşa olduğunu manşetlerinden okurlarına duyurdu.
Aradan geçen 103 yılın ardından bu haberi elinde gazeteyle sokak sokak dolaşarak yeniden duyuran minikler, Cumhuriyet'in bugün de en genç kuşakların kalbinde yaşadığını gösteriyor.
