1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi

Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi

Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi
Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi
veya linki kopyala

Samsun, Karadeniz kıyısındaki stratejik konumu, doğal limanları ve Anadolu’nun iç kesimlerine uzanan ulaşım yollarıyla binlerce yıl boyunca farklı toplumların yerleştiği önemli merkezlerden biri oldu.

Bugünkü Samsun sınırları içerisinde yapılan arkeolojik çalışmalar, kentin geçmişinin bilinen şehir tarihinden çok daha eski olduğunu ortaya koyuyor. Tekkeköy’deki mağara ve kaya sığınaklarında bulunan kalıntılar, bölgedeki insan yaşamının tarih öncesi dönemlere kadar uzandığını gösteriyor.

SAMSUN KAÇ YILLIK BİR ŞEHİR?

Samsun’un yaşı, “şehir” kavramının hangi dönemden başlatıldığına göre değişiyor. Bölgedeki insan yaşamı esas alındığında geçmiş yaklaşık 12-14 bin yıl öncesine kadar götürülebiliyor. Ancak bugünkü Samsun’un tarihsel öncülü kabul edilen Amisos merkezli kentleşme dikkate alındığında yaklaşık 2 bin 600-2 bin 700 yıllık bir şehirden söz etmek mümkün.

Antik ğı içerisinde geliştiğini gösteriyor. Miletoslu denizcilerin bölgede ticaret kolonisi oluşturmasıyla Amisos, zaman içerisinde Karadeniz’in önemli liman kentlerinden biri haline geldi.

AMAZONLAR VE SAMSUN

Antik Yunan anlatılarında savaşçı kadınlardan oluşan Amazonların Karadeniz kıyılarında yaşadığı ve özellikle Thermodon, yani bugünkü Terme Çayı çevresiyle ilişkilendirildiği görülüyor. Amazonların Themiscyra adlı kentinin de bu bölgede bulunduğu anlatılıyor.

Anadolu’da Pers hâkimiyetinin başlaması Samsun tarihini de doğrudan etkiledi. Pers Kralı II. Kyros’un Lidya Krallığı’nı ortadan kaldırmasının ardından MÖ 6. yüzyılda Amisos da Perslerin hâkimiyet alanına girdi.

Pers yönetimi döneminde Anadolu satraplık adı verilen idari bölgelere ayrılmıştı. Amisos ve çevresi de Pers idari sistemi içerisinde yer aldı.

Yaklaşık iki yüzyıl süren Pers etkisi, Büyük İskender’in Anadolu seferleri ve Pers İmparatorluğu’na karşı kazandığı zaferlerle sona erdi. Böylece Samsun ve çevresinde yeni bir siyasi dönem başladı.

PONTUS KRALLIĞI DÖNEMİNDE AMİSOS ÖNE ÇIKTI

Büyük İskender’in ölümünün ardından Anadolu’da ortaya çıkan siyasi yapılanmalardan biri Pontus Krallığı oldu. Amisos, Pontus döneminde Karadeniz’e açılan önemli limanlardan biri olarak gelişimini sürdürdü.

Kent özellikle Pontus Kralı VI. Mithridates döneminde siyasi, askeri ve ticari açıdan önemli bir merkez haline geldi. Amisos’un Karadeniz ile Anadolu’nun iç kesimleri arasındaki bağlantısı, kentin ekonomik değerini artırdı.

AMİSOS HAZİNESİ O DÖNEMİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Samsun’un antik dönem zenginliğini günümüze taşıyan en önemli buluntulardan biri Amisos Hazinesi oldu.

Baruthane bölgesindeki Amisos Tepesi’nde ortaya çıkarılan mezarlarda bulunan altın takılar, taçlar ve çeşitli eserler kentin Helenistik dönemdeki zenginliğine ilişkin önemli ipuçları verdi.

Amisos’tan çıkarılan arkeolojik eserler bugün Samsun’un antik geçmişinin en dikkat çekici mirasları arasında bulunuyor.

ROMA HÂKİMİYETİ BAŞLADI

Pontus Krallığı ile Roma arasındaki uzun mücadelelerin ardından Amisos Roma hâkimiyetine girdi. Roma döneminde kent, Karadeniz ticaretindeki önemini korudu.

Amisos’un bazı dönemlerde Roma tarafından ayrıcalıklı bir kent statüsüne sahip olduğu ve yerel yönetim açısından belirli haklardan yararlandığı biliniyor.

Roma-Pontus mücadelesinin hafızalarda kalan olaylarından biri de Jül Sezar’ın MÖ 47’de Pontus Kralı II. Pharnakes’i Zela’da, bugünkü Tokat’ın Zile ilçesi yakınlarında yenmesi oldu. Sezar’ın bu zaferin ardından kullandığı kabul edilen “Veni, vidi, vici” yani “Geldim, gördüm, yendim” sözü tarihe geçti. Bu olay doğrudan Samsun’da gerçekleşmese de Pontus-Roma mücadelesinin bölgesel tarihindeki önemli gelişmelerden biri oldu.

BİZANS DÖNEMİNDE PİSKOPOSLUK MERKEZİ OLDU

Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye ayrılmasının ardından Amisos, Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu sınırlarında kaldı.

Hristiyanlığın yaygınlaşmasıyla kent dini açıdan da önem kazandı ve bir piskoposluk merkezi haline geldi. Karadeniz kıyısındaki konumu sayesinde ticari önemini de büyük ölçüde korudu.

Bizans döneminin ilerleyen yüzyıllarında Anadolu’da Türk hâkimiyetinin güçlenmesi, Samsun’da da yeni bir siyasi yapının ortaya çıkmasına neden oldu.

SAMSUN’DA İKİ AYRI KENT ORTAYA ÇIKTI

Malazgirt Zaferi’nin ardından Türklerin Anadolu’daki ilerleyişi Samsun çevresine kadar ulaştı. Danişmentliler ve ardından Anadolu Selçukluları bölgede etkili oldu.

Türkler, eski Amisos yerleşiminin doğusunda yeni bir yerleşim oluşturdu. ristiyan nüfusun yaşadığı bölüm için “Kara Samsun” gibi adlandırmalar kullanıldı.

Orta Çağ’ın ilerleyen dönemlerinde Cenevizliler de Karadeniz ticaretindeki etkinlikleri nedeniyle Samsun limanı ve çevresinde varlık gösterdi. Böylece kent, Türkler, Bizans dünyası ve Karadeniz ticaret kolonilerinin kesiştiği önemli noktalardan biri oldu.

“AMİSOS”TAN “SAMSUN”A

Kentin bugünkü adının kökeni de Amisos ile ilişkilendiriliyor. Amisos adının yüzyıllar içerisinde farklı dillerde değişime uğrayarak “Sampson”, “Sampsun” ve sonunda “Samsun” biçimini aldığı değerlendiriliyor.

Türklerin bölgedeki hâkimiyetinin güçlenmesiyle birlikte Samsun adı yaygınlaştı ve zaman içerisinde kentin kalıcı adı haline geldi.

OSMANLI DÖNEMİ BAŞLADI

Samsun’daki Osmanlı hâkimiyetinin ilk önemli aşaması Yıldırım Bayezid döneminde gerçekleşti. Müslüman Samsun 1398 yılında Osmanlı kontrolüne girdi.

1402 Ankara Savaşı’nın ardından Anadolu’da siyasi dengelerin değişmesiyle Samsun ve çevresinde de yeniden hâkimiyet mücadeleleri yaşandı.

Çelebi Mehmed döneminde Osmanlıların bölgede yeniden güç kazanmasıyla Samsun üzerindeki Osmanlı hâkimiyeti pekişti. 15. yüzyıl içerisinde Canik bölgesindeki yerel siyasi yapıların ortadan kaldırılmasıyla bölge Osmanlı idaresine bağlandı.

CENEVİZLİLERİN SAMSUN’DAN AYRILIŞI

Orta Çağ boyunca Karadeniz ticaretinde etkili olan Cenevizliler Samsun’da da ticari faaliyetlerde bulundu.

Osmanlı hâkimiyetinin güçlenmesiyle Ceneviz varlığı sona erdi. lar da bulunuyor.

Bu süreçten sonra Samsun, Osmanlı yönetimi altında tek bir idari ve ticari merkeze doğru gelişmeye başladı.

TÜTÜN SAMSUN’UN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Osmanlı döneminin özellikle 19. yüzyılı Samsun açısından büyük değişimlerin yaşandığı dönem oldu. Karadeniz’de buharlı gemi seferlerinin artması ve Samsun limanının ticari önem kazanması kent ekonomisini canlandırdı.

Bu dönemde Samsun tütünü önemli bir ticari ürüne dönüştü. Tütün üretimi ve ihracatındaki artış, kentin nüfusunu, ticaretini ve liman faaliyetlerini doğrudan etkiledi.

Samsun, Karadeniz üzerinden dış dünyaya açılan ve Anadolu’nun iç bölgeleriyle bağlantı sağlayan önemli bir ticaret merkezi haline geldi.

1869 YANGINI SAMSUN’U DEĞİŞTİRDİ

Samsun’un Osmanlı dönemindeki önemli kırılma noktalarından biri 1869 yılında yaşanan büyük yangındı. Yangında kentin önemli bir bölümü zarar gördü.

Felaketin ardından şehrin yeniden inşa edilmesi Samsun’un kent dokusunun değişmesinde etkili oldu. Yeni yapılar ve ticaret alanlarıyla şehir 19. yüzyılın sonlarına doğru büyümeyi sürdürdü.

19 MAYIS 1919: SAMSUN İÇİN TARİHİ DÖNÜM NOKTASI

Samsun’un Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en önemli günü ise 19 Mayıs 1919 oldu.

Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet, Bandırma Vapuru ile yaptıkları yolculuğun ardından 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştı. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı, Milli Mücadele’nin başlangıcını simgeleyen tarih olarak kabul edildi.

Bu nedenle Samsun, Cumhuriyet tarihinin simge şehirlerinden biri haline geldi.

CUMHURİYETLE BİRLİKTE SAMSUN YENİDEN BÜYÜDÜ

Cumhuriyet’in ilanından sonra Samsun, Karadeniz’in önemli ticaret ve ulaşım merkezlerinden biri olarak gelişimini sürdürdü.

Demiryolu bağlantılarının kurulması, liman yatırımları ve sanayileşmeyle birlikte kentin ekonomik yapısı değişti. Samsun, tarım ürünlerinin işlendiği ve ihraç edildiği bir merkez olmasının yanında zaman içerisinde sanayi, sağlık, eğitim ve lojistik alanlarında da bölgesel merkez niteliği kazandı.

Cumhuriyet döneminde özellikle limanın modernleşmesi ve kara-demir yolu bağlantılarının güçlenmesi, Samsun’un Karadeniz ile Anadolu’nun iç kesimleri arasındaki tarihsel köprü görevini sürdürmesini sağladı.

14 BİN YILLIK YAŞAM, YAKLAŞIK 2 BİN 700 YILLIK KENT TARİHİ

Samsun’un tarihini tek bir rakamla ifade etmek bu nedenle kolay değil. Tekkeköy ve çevresindeki arkeolojik izler dikkate alındığında Samsun topraklarındaki insan yaşamının geçmişi yaklaşık 12-14 bin yıl öncesine kadar uzanıyor.

Bugünkü şehir kültürünün tarihsel öncülü olan Amisos ve düzenli kentleşme esas alındığında ise Samsun’un yaklaşık 2 bin 600-2 bin 700 yıllık bir kent geçmişine sahip olduğu söylenebilir.

Amazonlara ilişkin antik anlatılardan Pers hâkimiyetine, Pontus Krallığı’nın güçlü limanından Roma ve Bizans dönemlerine, Türklerin bölgeye gelişinden Osmanlı’ya ve 19 Mayıs 1919’dan Cumhuriyet’e uzanan bu uzun tarih, Samsun’u Karadeniz’in en eski ve tarihsel katmanları en zengin şehirlerinden biri haline getiriyor.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
Samsun sandığınızdan çok daha eski! İşte 14 bin yıllık tarihi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et