Balta'ya göre sel sonrası sigorta sürecinde en önemli şey belge. Evi, aracı ya da iş yeri sular altında kalanların hasarı tek tek fotoğraflaması ve videoya çekmesi gerekiyor; araçta mahsur kalanlar için de aynısı geçerli. Ama danışman bunun bir şartı olduğunu da ekliyor: Görüntü almak için asla can güvenliği riske atılmamalı. Sigortalı bir malın zararı karşılanabilir, can ise geri gelmiyor.
İkinci öneri hasarı büyütmemek. Mümkünse eşyaları sudan uzaklaştırmak, aracı da en yakın çekiciyi arayıp güvenli bir yere aldırmak gerekiyor. Balta, sigorta şirketlerinin çekicilerinin şu sıralar yoğunluktan yetişemediğini söylüyor; bu yüzden beklemek yerine en yakın çekiciye ulaşmak ve bu süreçte yapılan her harcamanın fişini, faturasını saklamak öneriliyor. Geri kalan işlemler ise sigortacıya bırakılabiliyor.
Hasar ihbarını gecikmeden sigorta şirketine ya da acenteye yapmak da süreci hızlandırıyor. Suya giren eşyaları atmadan, aracı da tamire vermeden önce eksperin hasarı görmesini beklemek gerekiyor. Aksi hâlde zararın sel noktada işe yarıyor.
Burada bir noktayı da hatırlatmakta fayda var: Zararın karşılanıp karşılanmayacağı poliçedeki teminata bağlı. Kaskoda ve konut sigortasında sel ya da su baskını teminatı bulunup bulunmadığı, hasar bildirimi yapılırken poliçeden kontrol edilmeli. Zorunlu deprem sigortası DASK ise sel hasarını kapsamıyor.
