'Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor. Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır. Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.'
'Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan 'köşeyi dönmek' marifet oldu. Yasaklı madde 'yaşam tarzı', sanal kumar 'fırsat' diye pazarlanıyor.
Evlerin ocağı sönüyor, aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor, beden metaya çevriliyor, insan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor. Bütün bunların ortak adı şudur, insan değersizleştiriliyor, kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor.
Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle düşürüyor.'
