Yalova'da altıncı kattaki evinin penceresinden düşerek şüpheli şekilde yaşamını yitiren Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut'un ölümüne ilişkin davanın görülmesine bugün başlandı.
NTV'nin haberine göre; Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada aynı zamanda bir numaralı sanık olan Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakim karşısında savunma yaptı. Gülter, hakkındaki suçlamaları reddederken zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı.
Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu ise Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü’yü kalçasından tutup aşağı attığını söyledi Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, "Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi" ifadelerini kullandı.
AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ
Davada savcı mütalaasını açıkladı. Duruşma savcısı, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı “üst soya karşı kasten öldürme” suçundan “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” hapis cezası ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi.
Gülter, olay günü yaşananları da mahkemede ayrıntılı şekilde anlattı. Annesinin şarap açtığını ve birlikte vakit geçirdiklerini belirten Gülter, şöyle konuştu:
“Annem şarap açtı, şarap içmeye başladık. Annem şarkı söyledi, beraber klipleri izledik. Salonda kalkıp oynadık, gırgır şamata yaptık. Bir kere tuvalete gittim. Sonra odaya geçtik.”
Gülter, Sultan Nur Ulu'nun da kendileriyle birlikte olduğunu belirterek, odaya geçtiklerinde Sultan’ın saçını ördüğünü, daha sonra birlikte müzik eşliğinde oynadıklarını söyledi.
Annesinin bir süre başka odada müzik dinlediğini anlatan Gülter, “Annemi aradım, açmadı. ‘Anne müziğin sesini kıs’ diye aradım. Normalde de odadan odaya birbirimizi arayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
"BİR BAKTIM ANNEM YOKTU"
Gülter, annesinin daha sonra yanlarına geldiğini belirterek olay anını şu sözlerle anlattı: “Annem girdi, benimle oynadı. Sultan’la da oynadık. Sultan aynaya bakıyordu, ben yanındaydım. Sonra çok büyük bir ses duyduk. Bir baktım annem yoktu. Sultan’a bağırdım. Sonra birlikte koşarak aşağı indik.”
Annesinin pencereden düştüğü anı görmediğini vurgulayan Gülter, “Arkam dönüktü. Pencereden düşmüş. Nasıl düştüğünü görmedim.” dedi.
MAHKEME BAŞKANI SORDU: “BİR ŞEYE TEMAS ETTİĞİNİ GÖRDÜN MÜ?”
Mahkeme Başkanı’nın, “Bir şeye temas ettiğini gördün mü?” sorusuna Gülter, “Görmedim” yanıtını verdi.
Annesinin olay günü alkol alıp almadığının sorulması üzerine ise Gülter, "Doğru” dedi. Mahkeme Başkanı’nın zeminde ıslaklık bulunup bulunmadığına ilişkin sorusuna Gülter, “Fark etmedim” yanıtını verdi.
Pencerenin önünde herhangi bir eşya bulunup bulunmadığının sorulması üzerine de Gülter, “Başucumda çekmece duruyor.” ifadelerini kullandı.
“ANNEM KENDİNİ ATIYOR” MESAJI DA SORULDU
Müşteki vekili Avukat Merve Uçanok da Gülter’e, Şişli’ye ses analizine giderken yanında kimin bulunduğunu sordu. Gülter, "Çiğdem abla vardı. Aracı ben kullanıyordum.” yanıtını verdi. Uçanok daha sonra Gülter’in Kervan Eminoğlu’na gönderdiği, “Annem birazdan kendini atıyor” şeklindeki mesajı hatırlatarak açıklamasını sordu.
Gülter, mesajın şaka amacıyla yazıldığını savunarak, ''Dövme yaptırdım. Kervan, ‘Kemiğin acımadı mı, çok güzel olmuş’ diye yazdı. Anneme gösterdim. ‘Benim dövmemi ayak bileğine yazdırdın, onun bileğine mi yazdırdın?’ dedi. Ben de Kervan’a şakalaşmak amacıyla böyle söyledim. Art niyetim yoktu.'' ifadelerini kullandı.
MALKATA ŞARKISI KASITLI MI AÇILDI?
Soruşturma esnasında ortaya çıkan bazı görüntülerde Güllü'nün kızı Tuğyan'a küfrettiği iddia edilmişti. Gülter, annesi Güllü ile zaman zaman şakalaştıklarını belirterek, "O anki küfürleri sinirli değil, gülerek söyledi." dedi.
Malkata isimlinin Güllü'yü odaya getirmek için kasıtlı şekilde açıldığı iddiasını da reddeden Gülter, "Biz mutluysak bu şarkıyı dinleriz. Salonda da o şarkıyı dinledik." iddiasını dile getirdi.
Annesinin olay anında alkollü olduğunu savunan Gülter, Güllü'nün aynı zamanda yükseklik korkusu olduğunu da anlattı.
DURUŞMADA TARTIŞMA ÇIKTI
Gülter, hakkındaki suçlamaları reddetti. Duruşmada Gülter'in savunması sırasında tartışma çıktı. Mahkeme heyeti çıkan tartışma nedeniyle davaya ara verdi. Duruşmanın devamında olayın ardından kendisine sakinleştirici yapıldığını öne süren Gülter, verdiği ifadeyi hatırlamadığını ileri sürdü.
Gülter, "Annenizi öldürmesi için para karşılığında biriyle anlaştınız mı?" sorusuna "Asla böyle bir şey olmadı. Osman, Ferdi'den korktuğu için gidip karakola şikayetçi oldu. Sonra da birlik olup bu ifadeyi verdiler." iddiasını gündeme getirdi.
"ABLAM BENİ GÖRÜNCE BAYILDI"
Gülter'in ardından Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter'in ifadesine geçildi. Ablası Tuğyan'ın kendisini aradığında "Annem düştü." diyerek çığlık attığını söyleyen Tuğberk Yağız Gülter, şunları kaydetti:
“Nasıl gittim hatırlamıyorum. Hastaneye ulaştığımda beni bir polis karşıladı. 'Kameralara erişebiliyor musun' dediler. Şu an aç görelim dedi, gösterdim. Ablam beni görünce bir daha bayıldı.”
“ONA BUNU YAPACAK KİŞİYE KARŞILIK VERİRDİ”
Annesi Güllü'nün daha önce bir iki kez düştüğünü anlatan Tuğberk Yağız Gülter, "Annem kimseye kendini dövdürmez. Fiziki temasa izin vermez. Bağırır. Ama ona bunu yapacak kişiye karşılık verirdi." dedi.
Gülter, ifadesi sırasında gözyaşlarını tutamadı.
GÜLLÜ'NÜN ABLASI: BELKİ DE TUĞYAN'IN YERİNDE OLACAKTIM
Güllü'nün ablası Kader Tut'un ifadesine geçildi. Tut, “Kim yaptıysa şikayetçiyim” dedi. Evden ayrılmasaydı belki de Tuğyan'ın suçu kendisinin üstüne atacağını ve onun yerine kendisinin olacağını ifade etti.
Tut, şunları kaydetti:
“Tuğyan beni çağırdı. Oyun oynadı. Gül’le kavga ettik. Evden ayrıldım. Eğer ben ayrılmasaydım. Belki benim üstüme atacaktı Kaza veya intihar olduğuna asla inanmıyorum. Kim yaptıysa en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Şikayetçiyim. Tuğyan normal bir evlat değil. Eskiden Tuğyan’ı çok severdim. Evli bir adamla birlikte oldu. Yapmadığı rezillik kalmadı. Üniversite yılları ayrı pislikler uyuşturucu… Çok çekti kardeşim Tuğyan’ın elinden"
“GÜLLÜ'YÜ KALÇASINDAN TUTUP AŞAĞIYA ATTI”
Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun savunmasına geçildi. Olayın tanığı olarak ifade veren Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter'in Güllü’yü kalçasından tutup aşağı attığını söyledi. “Yüzü dönüktü, pencereden attığını gördüm. Sonra koş diye bağırdı. Ben de şoka girmiştim peşinden koşarak aşağı indim” dedi.
Ulu, Tuğyan'ın kendisine zarar vermesinden korktuğunu belirterek, "Cenaze günü ‘Ben yanarsam seni de yakarım' dedi" ifadelerini kullandı. İlk ifadesinde Güllü'nün düştüğünü iddia eden Sultan Nur Ulu, sonradan bu ifadesini neden değiştirdiğini ise şu sözlerle açıkladı: “Ben gözaltına alınmadan önce avukatıma söyledim. Dayanamıyorum dedim. Zaten gözaltına alınınca dayanamadım söyledim” dedi.
BİR NUMARALI SANIK KIZI TUĞYAN
Davanın tek tutuklusu Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter. Gülter'in tasarlayarak öldürme suçundan müebbet hapis cezası isteniyordu. Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise talan tanıklık suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.
Şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin soruşturma Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmüştü. İddianame 11 ay sonra tamamlanmıştı. Hazırlanan iddianamede bir numaralı sanık olarak Tuğyan Ülkem Gülter gösteriliyor.
Şüpheli ölüme ilişkin iddianamede; Güllü'nün kızı Tuğyan'ın odasındaki pencereden düştüğü ve 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı anlatılıyor. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine yer veriliyor.
En sevdiği şarkıyı duyan Güllü'nün odaya yöneldiği an güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
"ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI"
İddianamedeki en dikkat çekici tespit ise Gülter'in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu'dan annesinin çok sevdiği "Malkata" isimli roman havasını açmasını istemesi olarak dikkat çekiyor. Müziği duyan Gül Tut'un, “O ne lan?” diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı anlatılıyor.
Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut'u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtiyor.
"HADİ GÖRÜŞÜRÜZ" DEDİ Mİ?
İddianamedeki çarpıcı ayrıntılardan bir diğeri ise dosyaya giren ses kayıtları. İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı incelemeye alınan ses kayıtlarında, genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla “Hadi görüşürüz” denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı.
Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatini savunuyor. İddianamede, Gülter'in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtiliyor.
Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi.
TANIK İFADELERİ VE DOSYAYA GİREN MESAJLAR
İddianamede çok sayıda mesaj ve tanık anlatımı da yer alıyor. Dosyada ifadelerine yer verilen üç tanığın, Tuğyan'ın kendilerine annesini "Bir gün camdan atıp öldüreceğini" söylediği iddiası da gündeme gelmişti. Bir başka tanık ise Gülter'in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlatmıştı.
Gülter'in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin", "Bu kadın ölsün", "Ölmüyor, ne zaman?" ve "Ona büyük bir şey yapacağım" şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.
