Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öncülüğünde, valilik, kaymakamlık, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen "Karadeniz’de Fütüvvet ve Ahilik Sempozyumu/Şûrası-II: Şeyh İdris", 24-25 Eylül 2026 tarihlerinde akademik dünyayı ve bölge halkını bir araya getirdi. Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'ndaki açılışla başlayan ve Piraziz'deki tarihi mekânlara taşınan sempozyumda, fütüvvet anlayışının tasavvufi, ahlaki, ticari ve kurumsal boyutları derinlemesine incelendi.
Daha önce gerçekleştirilen Hacı Abdullah Halife Sempozyumu'nun devamı niteliğindeki bu büyük buluşmada; Şeyh İdris Zaviyesi ve Tekkesi’nin bölgenin iskânı, güvenliği ve manevi inşasındaki tarihî işlevi arşiv vesikaları eşliğinde irdelendi. Katılımcılar yalnızca teorik tebliğlerle yetinmeyip, restorasyonu tamamlanarak yeniden ihya edilen asırlık Şeyh İdris Misafirhanesi ve Türbesi'ni yerinde ziyaret ederek geçmiş ile gelecek arasında kuvvetli bir bağ kurdular.
Bilim İnsanlarından Kritik Çağrı: "Şeyh İdris Vakfı Kurulmalı"Sempozyumun Piraziz etabında ve Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can başkanlığında gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme oturumunda, Karadeniz tarihine ışık tutan duayen akademisyenler önemli tespitlerde bulundu.
Prof. Dr. Feridun Mustafa Emecen ve Prof.
Dr. İlhan Şahin kıyı kentlerinin iskân süreçleri ile vakfiyelerin tahliline dikkat çekerken, araştırmacı Mehmet Fatsa türbenin asırlardır taşıdığı toplumsal misyona değindi. Restorasyon sonrası koruma süreçlerine ve tarihi kabristandaki mezar taşlarının aslına uygun korunmasının önemini dile getiren Prof.
Dr. Eyüp Nefes, bu zengin mirasın kurumsal bir çatıda geleceğe aktarılması adına acilen bir "Şeyh İdris Vakfı" kurulması teklifini gündeme taşıyarak sürecin bizzat takipçisi olacağını vurguladı. "Kabristanda bulunan mezar taşlarının aslına uygun biçimde korunması hayati önem taşıyor; Şeyh İdris’in tarihî mirasının sistemli biçimde geleceğe aktarılması için vakıf çatısı kurulmalıdır."Değerlendirme oturumunun sonunda Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.
Dr. Muharrem Akoğlu, özellikle 2000’li yıllardan sonra Türkiye’nin öncelediği hedefler doğrultusunda kadim ve manevi değerlerin güncellenerek yeniden görünür kılınmasının önemine dikkat çekti. Akoğlu, bu anlayış doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumların ilmî ve toplumsal değerine vurgu yaparak, organizasyonun gerçekleşmesine ilmî ve kurumsal düzeyde katkı sunanlara teşekkür etti.
