Tolerans da zamanla değişiyor. Düzenli kahve içenlerin vücudu kafeine alıştıkça hassasiyet azalıyor. Birkaç hafta ara verildiğinde ise beyindeki bu uyum tersine dönüyor ve kahveye yeniden başlandığında alışılmadık bir enerji ya da gerginlik hissedilebiliyor.
Psikolog ve uyku uzmanı Dr. Lindsay Browning, kafeinin yalnızca uykuya dalmayı geciktirmekle kalmayıp uyku kalitesini de düşürebildiğini söylüyor. Browning, saat 22.00 civarında yatan birine öğleden sonra 14.00'ten sonra kafeinden uzak durmasını tavsiye ediyor. Yine de kişiler ve koşullar arasındaki farklar büyük olduğu için herkese uyan kesin bir kural olmadığının altını çiziyor.
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS), düşük doğum ağırlığı gibi risklerle ilişkilendirildiği için hamilelerin günlük kafein alımını 200 miligramın, yani yaklaşık iki fincan filtre kahvenin altında tutmasını öneriyor. Karşılaştırma için, 250 ml'lik bir enerji içeceğinde genellikle 80 miligram civarında kafein bulunuyor; ancak markalar arasında ciddi farklar var.
Diğer yetişkinler için temel mesaj ölçülü olmak. Bristol Üniversitesi'nden Prof. Peter Rogers, kafeinin görece güvenli olduğunu, fazlası alındığında vücudun gerginlik ve huzursuzlukla zaten sinyal verdiğini belirtiyor. Kafein zehirlenmesi ise oldukça nadir görülüyor; ciddi vakaların neredeyse tamamı birkaç gramın dakikalar içinde alınabildiği konsantre kafein ürünlerinden
Kahve sevenler için iyi haber de var. Onlarca yıllık araştırmalar, kahveyi ölçülü tüketenlerin pek çok ciddi hastalığa yakalanma riskinin daha düşük olduğunu, hatta içmeyenlere göre biraz daha uzun yaşayabildiğini gösteriyor. Araştırmacılar kahvenin bu tablonun tek nedeni olduğunu kanıtlayamasa da ilişki dikkat çekmeye devam ediyor.
