İlk derece mahkemesi, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini kabul etti. Organik bağı bulunan şirketlerin birlikte sorumlu olduğuna hükmeden mahkeme, haftada 33 saat fazla çalışma yapıldığını tespit etti ve onur ile haysiyeti zedeleyen ağır hakaret nedeniyle 5 bin TL manevi tazminata karar verdi.
İstinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi de haklı fesih tespitini yerinde buldu. Hesaplamalarda düzeltmeye giden mahkeme, 40 bin TL'lik konut yardımını yasal faiziyle birlikte alacaktan düştü. İşverenin avans olduğunu ispatlayamadığı pandemi dönemine ait 19 bin 250 TL'lik ödeme ise yeniden hesaba katıldı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı iki noktada bozdu. Daire önce işçinin üç ayrı alışveriş merkezini yönettiğine ve sürekli saha ziyareti yaptığına dikkat çekti. Farklı lokasyonlardaki tanıkların çalışanın gün boyu mesaisini tam olarak bilemeyeceğini belirten Daire, operasyon müdürlüğüne hangi tarihte geçildiğinin netleştirilmesini ve fazla mesai alacağının buna göre yeniden hesaplanmasını istedi.
Kararın asıl dikkat çeken kısmı ise manevi tazminata ilişkin oldu. 5 bin TL'lik tazminatı 'son derece yetersiz' bulan Daire, gerekçesinde 'Söz kılıçtan keskindir' ifadesine yer verdi. Herkesin önünde yapılan ağır aşağılamanın ve galiz küfrün fiziksel bir yaradan daha derin izler bırakabileceğini vurgulayan Yargıtay, tazminatın eylemin vahametiyle orantılı biçimde artırılması gerektiğine hükmetti.
