Birincisi, ulusal birlik hükûmeti. Trump’ın çevresinden sızan haberlere göre Washington, Ben-Gvir ve Smotrich’in dışarıda kaldığı, Netanyahu ile Eisenkot’un dönüşümlü başbakanlık yaptığı bir hükûmet istiyor; hedef Suudi Arabistan’la normalleşme. Sorun şu ki Eisenkot kampanya boyunca “Netanyahu’nun altında çalışmam” dedi, Ben-Gvir de böyle bir hükûmeti “korkunç bir hata” ilan etti.
İkincisi, azınlık hükûmeti. İsrail’de güvenoyu için 61 değil, oy kullananların çoğunluğu yeter. Muhalefet, Arap partilerinin dışarıdan desteğiyle hükûmet kurabilir. 2021’de Bennett ve Lapid bunu Ra’am’ı koalisyona alarak bir kez yapmıştı, bir yıl dayandı. Bu kez Arap partileri “biz hazırız” diyor, ama Lieberman ve Bennett’in aynı masaya oturması zor.
Üçüncüsü, yeni seçim. Kimse hükûmet kuramazsa Knesset dağılır ve Netanyahu o güne kadar geçici başbakan olarak koltukta kalır. Bazı yorumculara göre onun için en iyi senaryo tam olarak bu. Hesap basit. Arap seçmen her seferinde yüzde 80 katılmaz, yurtdışından uçanlar her seferinde uçmaz. Netanyahu otuz yıldır bu oyunu oynuyor ve kaybettiği seçimlerden bile sağ çıkmayı biliyor.
Onun için başlıkta “kaybetti” dedik ama “gitti” demedik. Bir gün gidişini de yazma umuduyla diyelim o zaman.
Meraklısına
Tuğçe Ersoy Ceylan ve Ceyhun Çiçekçi (ed.), İsrail: Kimlik, Siyaset, Dış Politika, Güvenlik, Orion Akademi, 2022.
Ilan Pappé, İsrail / Tartışmalı Bir Ülkenin Kodları, Timaş Yayınları, 2026. (çev. Müge Kübra Oğuz).
