Güven Baykan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Işık Kansu ve Eren Aysan, babaları Ceyhun Atuf Kansu ile Behçet Aysan’ın yaşamlarını, edebiyat yolculuklarını ve toplumcu kimliklerini anlattı.
Korat ise tarihî romanlarda belge ile hayal gücünün ilişkisini değerlendirdi. Tarihî olayların devletler ve orduların yanı sıra bireylerin yaşamları üzerinden ele alınmasına ilişkin soruları yanıtladı.
Ömür Bozali ile söyleşen İlhami Algör, İstanbul’un ve kentin demografik yapısının geçirdiği değişimin eserlerine yansımalarını ele aldı. Algör, yıllar içinde bir edebiyatçının gözlem biçiminin ve olaylara bakışının nasıl farklılaştığını anlattı.
Dağcılıkla tanışmasını ve Everest tırmanışını anlatan Mahruki, 1994 yılında yaşanan bir dağ kazasının ardından gönüllü arama kurtarma çalışmalarına katıldıklarını söyledi. Bu süreçte organize bir ekibe duyulan ihtiyacı gördüklerini belirterek AKUT’un kuruluşuna uzanan gelişmeleri aktardı.
Mahruki, başlangıçta dağ ve doğa koşullarındaki kurtarma çalışmalarına odaklanan yapılanmayı, doğal afetlerde de görev alabilecek şekilde geliştirdiklerini anlattı. 1999 depreminde yürüttükleri çalışmaların, arama kurtarma ekiplerinin önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Başarıya ulaşmak ve zorluklarla başa çıkmak üzerine de konuşan Mahruki, kişinin kendisini tanımasının, yeteneklerini keşfetmesinin ve hedeflerini buna göre belirlemesinin önemini vurguladı.
