1. Haberler
  2. Genel
  3. PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...

PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...

PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...
PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...
veya linki kopyala

17. yüzyıl Fransa’sında yaşayan Blaise Pascal; bugünkü modern bilgi ve teknoloji çağının kapısını açan önemli 3-5 bilim adamından biridir…
Bilgisayarın atası sayılan ilk hesap makinesini o icat etmiştir… Eğer bilgisayar ile az-çok haşır neşirseniz adını “Pascal” programlama dilinden de hatırlarsınız…
Ölümünden sonra geride bıraktığı notlarından ve günlüklerinden “Düşünceler” adında muhteşem bir kitabı yayınlanmıştır…
Matematikçi ve Fizikçi olarak bilinmesine rağmen, bu kitap onun aslında çok büyük bir filozof olduğunu da kanıtlamıştır…
Bana göre, Pascal’ın “Düşünceler” kitabını okumamış bir eğitimci, akademisyen, bürokrat ve siyasetçi aslında çok şey kaybetmiş sayılır…
Ben o kitabı diğer yabancı klasiklerle birlikte 80’li yılların sonunda okumuştum… Geçenlerde kütüphanemi karıştırırken, içinde okurken tuttuğum özetiyle beraber karşıma çıktı…
Bu arada anti parantez; en doğru kitap okuma şeklinin de özet çıkararak okuma olduğunu hatırlatalım…
Şimdi sizlere yıllar önce yazdığım o notlardan birkaç tanesini aktarıp, günümüz özelinde yorumlamak istiyorum:
“Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır.”
Hakikati görmek ya da görmezden gelmek bir niyet ve irade meselesidir… Günümüz insanı; görmemeyi, bilmemeyi veya yanlış bilmeyi bilinçli bir şekilde konfor alanı olarak kabul ediyor…
“Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimliktir.”
Hakka veya hukuka dayanmayan, sadece maddi güce, silaha, paraya ya da siyasi üstünlüğe sırtını dayayan otorite bir süre sonra baskıya, zorbalığa ve zulme dönüşür.

Yarattığı korku gerçeğin sesini tamamen susturur…
“Yasalar herkese eşit uygulanmadığında ahlaki yozlaşma başlar.”
Modern ve müreffeh toplumlar, vatandaşların devlete ve birbirlerine olan güveni üzerine kurulur. Yasaların kişiye, makama, ekonomik güce veya sosyal statüye göre esnediği algısı oluşursa, bireyler arasındaki toplumsal sözleşme yara alır. İnsanlar "kurallara sadece ben uyuyorum ve kaybediyorum" diye düşünmeye başlar… Kuralları çiğnemek bir hayatta kalma ya da avantaj sağlama stratejisine dönüşür…

Kurallara uymak "enayilik" olarak görülür… İşte ahlaki yozlaşmanın ilk adımı budur… “Akıl her şeyi çözemez… Kalbin kendine has başka bir aklı vardır…”
Eğer Pascal günümüzde yaşasaydı, muhtemelen akıllı telefonlarımıza ve algoritmalarımıza bakıp şöyle derdi: “Dünyanın bütün bilgisini cebinize sığdırdınız, rasyonel olarak her şeyi çözdünüz ama hâlâ neyi, neden hissettiğinizi anlayamıyorsunuz.”
Günümüzde kalbin aklını dinlemek; verilerin ve algoritmaların dikte ettiği dünyada, insan kalabilme ve kendi özgün doğasını koruyabilme direnişidir…
“İnsanın felaketi kendi odasının dışında yaşamak istemesiyle ortaya çıkar.

Tanrının tüm kutsal kitaplarda “haddinizi aşmayın” diye uyarmasına rağmen!…”
Pascal şu andaki halimizi görseydi bu sözünü şöyle güncellerdi: "İnsanın felaketi, onu kendi ruhundan uzaklaştıran şu küçük ekranlardan kafasını kaldırmamasıyla başlar." Bugünün modern felaketi fiziksel olarak dışarı çıkmak değil; telefonlar sayesinde kendi iç dünyamızdan tamamen sürgün edilmemizdir…
“Normalde kötülük yapmak, kötülük yapanı da yorar.

Ama o kötülüğü dini inancına dayandırarak yapanlar tam aksine bu işten haz alırlar…”
Normal şartlarda insan psikolojisi, empati yeteneği nedeniyle kötülük yaparken zorlanır…
Suçluluk hissi, yakalanma korkusu ya da toplumsal baskı kişiyi yıpratır ve yorar. Ancak işin içine “dini veya ideolojik bir dogmayı” ortak etmek, bu ağır vicdani yükü tamamen ortadan kaldırır…
Sıradan bir kötülük sahibi er ya da geç kendi karanlığıyla yüzleşmek zorunda kalırken, kötülüğünü dinle, ideolojiyle ya da mutlak bir doğruyla soslayanlar, vicdanlarını bu zırhın arkasına saklarlar.

Günümüzde de en tehlikeli kötülük, yaptığı kötülüğün "sevap" veya "görev" olduğuna yürekten inandırılmış kitlelerden gelmektedir…
“İlginçtir ki, başkalarının değil, bizzat kendimizin bulduğu bahaneler bizi daha çabuk ikna ediyor…”
Başkası bir bahane öne sürdüğünde mantık süzgecimiz hemen çalışır ve "Acaba?" diye sorgularız… İşin içine kendi benliğimiz girdiğinde ise ego, mantığın önüne geçer ve o bahane, kişiyi rahatlatan en kestirme teselliye dönüşür…
“Her seçim, insan için bir vazgeçiş demektir.”
Dijitalleşme, küreselleşme ve paralelindeki tüketim çılgınlığı bugün bizi binlerce alternatifle karşı karşıya bırakıyor…
Pascal’ın yaşadığı 17.

Yüzyılda seçimler daha hayati ve sınırlıydı… Bugün ise seçimlerin niceliği arttı ama niteliği ve getirdiği tatmin azaldı…
Günümüzde mutlu olabilmenin yolu, vazgeçmeyi bilmekten geçiyor… Her seçimin bir vazgeçiş olduğunu olgunlukla kabul eden ve arkasında bıraktığı alternatiflere hayıflanmayı bırakan insan, modern dünyanın yarattığı bu anksiyete sarmalından kendini kurtarır… Fakat geride bıraktıklarına “fırsat maliyeti” diye değer vermeye kalkarsa o kısır döngüde debelenip durur… Her seçim özgürlüğe biraz daha yaklaştırır, bağımlılığı azaltır!

Günümüz insanı, başkalarının takdirini kazanmak uğruna gerçek benliklerinden uzaklaşarak topluma sahte bir maske sunuyor… Olmadıkları kişiyi oynuyor… Rol yapıyor… Sadece gösteriden ibaret bir hayatın peşinde ömür tüketiyor…
“Diploma sahibi olmak kişiyi bilge yapmaz… Bilge dediğimiz insan, istediği her şeyi başkalarının hakkını çiğnemeden elde edendir…”
Pascal’ın bu sözü bana, “Müslüman, diğer insanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir” hadisini hatırlattı…
O halde bu önermeden yola çıkarsak; diğer insanlara güven veren, kimsenin hakkını çiğnemeyen bir Müslüman aynı zamanda gerçek bir bilgedir!…

Yazıyı, Pascal’ın son bir uyarısıyla bitirelim:
Haklı olanı güçlü kılamadığınız zaman güçlü olan haklı olur!.. İnsanlar karşı çıkamadıkları bir güce zamanla gerekçe bulmaya başlar. Önce korkudan susarlar.

Sonra susmuş olmalarını haklı çıkarmak için yapılanı savunurlar. Böylece güç kendini savunmaya bile ihtiyaç duymaz… Ezilenler gücün avukatı olmuştur zaten! Haydi hayırlı Cumalar!…

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
PASCAL’DAN GÜNÜMÜZE!...
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et