Birleşik Arap Emirlikleri ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını cevaplayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, önemli mesajlar verdi. META’ya açılan davalar hakkında konuşan Bakan Tekin, “Bir hazırlık içerisindeyiz şu anda. Amerika'da ve Avrupa Birliği'nde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız” dedi.
Aslında Türkiye'de bu süreci yöneten ana bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı değil. Bununla ilgili Ticaret Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, oralarda yürütülen çalışmalar var. Onların yetki ve görevleri var ama biz bu konudaki kararlı tutumumuzu göstermek için böyle bir sürecin içerisine gireceğiz.
Okullardaki güvenlik tedbirlerine de değinen Bakan Tekin "En temel tedbirimiz, okullarda rehberlik faaliyetlerinin artırılması. Bununla ilgili bir eğitim içeriği oluşturduk rehber öğretmenlerle. Sonra Bakanlığımızın Bakanlık Yönetim Sistemi üzerinde bazı tedbirler aldık.
Yani uyarıcı tedbirleri harekete geçirdik” dedi. Onların devamlılığı açısından sorun olduğu için, 2027 bütçesine bu konuyla ilgili daha kalıcı bir çözüm üretebilir miyiz diye bütçe taslağını bu anlamda değerlendirdik. Onu konuşuyoruz şimdi.
Zaten nasıl istihdam edeceğimize karar verirsek, işte emekli polis memurları, emekli astsubaylar, korucular, bekçiler, bir sürü seçenek var. Ama nasıl istihdam edileceğine dair kısım, yeni bir birim mi kurulacak meselesi.
Bakan Tekin, rakamları şöyle açıkladı:
2026-2027 eğitim öğretim yılında 1102 okulda sabit görev yapmak üzere 1015 okul kolluk görevlisi görevlendirilmiştir. Özel Güvenlik Görevlisi 2 bin 170, Okul Bahçe Görevlisi TYP Kapsamında 9 ay süreyle 31 bin, 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı için 1102 okulda sabit görev yapmak üzere 1015 okul kolluk görevlisi, 25 bin 248 okulda okul yönetimi ile sürekli iletişim halinde olacak 10 bin 961 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi, 23 bin 75 okulda, giriş-çıkış saatlerinde 7 bin 8 ekip görevlerini sürdürmektedir.
Bakan Tekin “Kamu yönetimi mezunları okul müdürü olarak istihdam edilebilir mi, teknik anlamda yönetmek için?" sorusunu da cevapladı. İki başlı bir yönetim oluşturmak gibi bir düşünce içerisinde değiliz. Ancak profesyonel okul yöneticileri düşüncesi konuşulabilir.
Şu anda biliyorsunuz, bizim mevzuatımıza göre okul müdürü diye, okul yöneticisi diye bir kadro yok. Bu bir ikinci görev. Yani aslında öğretmen.
Asli görevi öğretmenlik, öğretmenliğe ek olarak müdürlük yapıyor. Böyle olduğu için de belli bir saat derse girmek zorunda. Bugün hemen gündemimizde olan bir şey değil ama buna geçilmesi konusu tartışılabilir
