Fındık üreticisi yine yalnız bırakıldı…Devlet 2026 sezonu için Giresun kalite 50 randıman fındığın alım fiyatını 255 TL olarak açıkladı. Ancak piyasada üreticinin karşısına çıkan fiyat 255 TL değil, 190 TL!Arada tam 65 TL fark var.Bu tabloyu kim, nasıl izah edecek?Daha da düşündürücü olan şu: Yeni sezon fiyatı açıklanmadan önce bir önceki sezon fındık serbest piyasada yaklaşık 200 TL seviyesinde alıcı buluyordu.
Bugün ise eski fındığın 150 TL'lerden satıldığı bir piyasa ile karşı karşıyayız.Ortada ciddi bir fiyat karmaşası ve üretici mağduriyeti var.Peki, devletin açıkladığı fiyat ne işe yarıyor?Sadece fiyat açıklamakla üretici korunabilir mi?Elbette korunamaz.Devlet, bir tarım ürününün fiyatını açıklıyorsa, o fiyatın piyasada karşılık bulmasını sağlayacak mekanizmaları da işletmek zorundadır. Aksi halde açıklanan rakam, üreticinin cebine girmeyen bir temenni fiyatından öteye geçmez.Bugün yaşanan tam da budur.Üretici bahçesinde alın teri döküyor, yüksek maliyetlerle üretim yapıyor.
Gübre, ilaç, işçilik, ulaşım ve bakım giderleri her geçen gün artıyor. Buna karşılık fındığını satmaya geldiğinde karşısında 190 TL'lik bir fiyat görüyor.Maliyeti karşılamayan fiyat, üreticiyi üretimden koparır.Bunun vebali de ağır olur.Çünkü fındık sıradan bir tarım ürünü değildir. Türkiye'nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biridir.
Ülkeye yıllık yaklaşık 2,5 milyar dolar döviz kazandıran stratejik bir üründen söz ediyoruz.Böylesine önemli bir ürünün piyasasını tamamen tüccarın insafına bırakmak doğru mudur?Bakanlık nerede?Rekabet Kurulu ne iş yapıyor?Piyasada üreticinin aleyhine oluşan bu olağanüstü fiyat farkı neden araştırılmıyor?Elbette serbest piyasa ekonomisinden söz edilebilir. Ancak serbest piyasa, güçlü olanın istediği gibi hareket ettiği, üreticinin çaresiz bırakıldığı bir düzen anlamına gelmemelidir.Devletin görevi yalnızca fiyat açıklamak değil; piyasanın sağlıklı işlemesini, rekabetin korunmasını ve üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır.Bugün üretici şunu soruyor:“Devlet 255 TL fiyat açıkladıysa, benim fındığımı neden 190 TL'ye almak istiyorlar?”Bu sorunun cevabı verilmelidir.Üretici, açıklanan fiyat ile piyasa fiyatı arasındaki uçurumun nedenini bilmek istiyor.Daha önemlisi, bu anormalliğe kim dur diyecek?Eğer devletin açıkladığı fiyat ile piyasada oluşan fiyat arasında bu kadar büyük fark varsa, burada ciddi biçimde sorgulanması gereken bir durum vardır.Devletin elinde Toprak Mahsulleri Ofisi gibi önemli bir kurum bulunuyor.
TMO gerektiğinde piyasaya daha güçlü şekilde müdahale ederek üreticinin elini rahatlatmalıdır. Üretici, fındığını değerinin altında satmaya mecbur bırakılmamalıdır.Çünkü bugün fındığını 190 TL'ye satmak zorunda kalan üretici, yarın aynı bahçeye neden yeniden yatırım yapsın?Neden gübre alsın?Neden ilaç kullansın?Neden işçi çalıştırsın?Neden artan maliyetlere katlansın?İşte asıl tehlike burada.Üretici üretimden koparsa kaybeden yalnızca üretici olmaz.
Türkiye kaybeder.İhracat kaybeder. Ekonomi kaybeder. Bölge ekonomisi kaybeder.
Devletin döviz geliri azalır.Bugün fındık üreticisinin yaşadığı sıkıntıya seyirci kalınırsa, yarın çok daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz.Artık laf değil, etkin bir piyasa düzenlemesi gerekiyor.TMO daha güçlü bir alım politikası uygulamalı.Piyasa yakından denetlenmeli.Üreticiyi mağdur eden fiyat hareketlerinin arkasındaki nedenler araştırılmalı.Rekabet Kurulu üzerine düşen görevi yerine getirmeli.Tarım ve Orman Bakanlığı da üreticinin yanında olduğunu göstermelidir.Çünkü üretici yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanacak bir kesim değildir.Onun alın teri, Türkiye'nin ihracat geliridir.Onun emeği, ülkenin ekonomisidir.Onun ürettiği fındık, milyarlarca dolarlık bir değerdir.Ama bugün bu değeri üreten insan, kendi ürününün fiyatını belirleyemiyor.Tüccar istediği fiyatı söylüyor, üretici ise çaresizce bekliyor.Bu düzen sürdürülebilir değildir.Üretici artık “Ne yapacağım?” diye düşünmeye başladı.
Bu sorunun cevabını vermesi gerekenler ise belli.Devlet, üreticiyi tüccarın insafına bırakmamalıdır.Fındık üreticisi sahipsiz değildir, sahipsiz bırakılmamalıdır.Çünkü fındığın geleceği, üreticinin geleceğidir.Üretici kazanamıyorsa, fındığın da Türkiye'nin de geleceği tehlikededir.Yazık… Hem de gerçekten çok yazık.
