Yeldeğirmeni’nin öne çıkmasında semtin güçlü sokak sanatı kültürü belirleyici oldu. Rehberde, mahallede 60’tan fazla mural bulunduğu ve bu eserlerin Yeldeğirmeni’ni Türkiye’nin dikkat çeken açık hava sanat alanlarından biri haline getirdiği vurgulandı.
Semtin bu kimliğinin oluşmasında, Kadıköy’de 2012 yılında başlayan Mural-İST Festivali de önemli bir rol oynadı. Farklı ülkelerden sanatçıların katılımıyla sonraki yıllarda da devam eden festival, Yeldeğirmeni’nin duvarlarını çok sayıda büyük ölçekli çalışmayla buluşturdu.
Brooklyn Of’un değerlendirmesinde sokak sanatının yanı sıra semtteki üçüncü nesil kahveciler, bağımsız restoranlar ve küçük işletmeler de öne çıkarıldı. Eski demiryolu çalışanları için inşa edilen konutlarla uluslararası sanatçıların imzasını taşıyan duvar resimlerinin aynı sokaklarda buluşması, Yeldeğirmeni’nin kendine özgü mahalle dokusunun önemli bir parçası olarak gösterildi.
Rehbere göre Yeldeğirmeni; yaratıcı atmosferi, bağımsız kafe ve restoranları, tasarım odaklı otelleri ve küçük işletmeleriyle İstanbul’un diğer popüler semtlerinden ayrılıyor. Brooklyn Of’un 155 şehir için hazırladığı seçkide yerel kültür ve bağımsız işletmeler ön planda tutulurken, İstanbul’un temsilcisi olarak Yeldeğirmeni’nin özellikle sokak sanatı ve özgün mahalle kültürüyle öne çıktığı belirtildi.
