Giresun'un sarp ve dik yamaçlarında fındık hasadının büyük bir fiziksel dayanıklılık gerektirdiğini hatırlatan Tatar, Ankara'da masa başında belirlenen rakamların sahadaki gerçeği yansıtmadığını savundu. Gübre, ilaç, işçilik ve mazot gibi temel girdi maliyetlerinin enflasyonla birlikte sürekli artmasına rağmen, açıklanan fiyatların üreticiyi mağdur ettiğini vurgulayan Tatar, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasetçilerimiz fiyat açıklar, ardından o fiyat üzerinden büyük bir gösteri yaparlar.
Günlerce anlata anlata bitiremedikleri rakam, üreticinin aylarca verdiği emeğin karşılığı olmaktan çıkmış, bir tavuk döner parasına indirgenmiştir. Üreticiye verilen mesaj açık: 'Bu fiyata üretme, bu işi yapma!' Biz Anahtar Parti olarak üreticinin alın terinin karşılığını bulduğu, maliyetlerin ve emeğin gerçek anlamda dikkate alındığı bir tarım politikası istiyoruz." Fındığın Giresun için sıradan bir tarım ürünü değil; kentin alın teri, ekmeği ve en büyük ekonomik gücü olduğunun altını çizen Tatar, emeği küçümseyen değil, üreticinin hakkını teslim eden adil bir tarım düzeni inşa edilmesi gerektiğini kaydetti.
