1. Haberler
  2. Genel
  3. SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI

SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI

SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI
SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI
veya linki kopyala

Giresun son günlerde yine acı bir tabloyla karşı karşıya kaldı.Şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel ve heyelanlar can aldı, evleri ve iş yerlerini su bastı, yollar zarar gördü, tarım alanları büyük ölçüde etkilendi. Beş vatandaşımız hayatını kaybetti. Milyonlarca liralık maddi zarar ortaya çıktı.Her şeyden önemlisi, geride yine acılı aileler, mağdur vatandaşlar ve cevabı bekleyen çok sayıda soru kaldı.Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:Peki sorumlu kim?Elbette doğal afetlerin önüne tamamen geçmek mümkün değildir.

Ancak doğal afeti felakete dönüştüren birçok unsurun insan eliyle oluştuğunu da artık görmezden gelemeyiz. Karadeniz yağış alan bir bölgedir.Bunu ilk kez bugün öğrenmiyoruz.Giresun'un coğrafyasını, derelerini, vadilerini, yamaçlarını ve heyelan risklerini de biliyoruz. Hangi bölgelerin taşkın riski taşıdığı, hangi alanlarda yapılaşmanın tehlikeli olduğu, hangi dere yataklarının geçmişte taşkınlara neden olduğu yıllardır bilinmektedir.Öyleyse asıl mesele yağmurun yağması değil.Asıl mesele, yağmur yağdığında neden bu kadar hazırlıksız yakalandığımızdır.Sorumluluğu sadece yağmura yükleyemeyizHer büyük yağışın ardından “çok yağmur yağdı, sel oldu” demek kolay.Ama bu açıklama artık yeterli değil.Çünkü bilim ve teknoloji, bugün bize riskleri önceden tespit etme imkânı veriyor.Üç boyutlu arazi analizleri, meteorolojik veriler, taşkın modelleri, jeolojik ve jeoteknik çalışmalar sayesinde taşkın ve heyelan riski taşıyan bölgeler önceden belirlenebilir.Kamu kurumlarında görev yapan mühendisler, mimarlar, şehir plancıları ve teknik personel, bilimsel veriler ışığında bu bölgeleri tespit ederek gerekli önlemlerin alınmasını sağlayabilir.Dere yatakları kontrol edilebilir.Taşkın kanalları ve menfezler düzenli olarak temizlenebilir.Riskli bölgelerde yapılaşmanın önüne geçilebilir.Mevcut yapıların güvenliği yeniden değerlendirilebilir.Vatandaşlar zamanında uyarılabilir.Kısacası, sel geldiğinde müdahale etmek yerine sel gelmeden önce hazırlık yapılabilir.Asıl mesele de budur.Çarpık yapılaşma ve denetimsizlikKaradeniz'de yıllardır konuştuğumuz iki büyük sorun var:Çarpık yapılaşma ve denetimsizlik.Dere yatağına, taşkın alanına veya heyelan riski bulunan bölgeye yapılan her yapı, yalnızca bugünün değil geleceğin de sorunudur.Bir bölge yapılaşmaya açılırken “Burada geçmişte sel oldu mu?” sorusundan çok daha fazlasının sorulması gerekir.“Bu alanın 20, 50, hatta 100 yıllık taşkın riski nedir?”“Zemin yapısı nedir?”“Üst havzadan gelecek su miktarı ne olabilir?”“Bu yapılaşma doğal su akışını nasıl etkiler?”Bu soruların bilimsel cevapları ortaya konulmadan verilen her yapılaşma kararı, gelecekte daha büyük bir risk anlamına gelebilir.Bugün yaşadığımız acıların bir bölümünü de bu anlayışın sonucu olarak değerlendirmek zorundayız.Vatandaş yalnız bırakılmamalıŞimdi öncelikli görev, felaketin yaralarını sarmaktır.Evini, iş yerini, ürününü, aracını kaybeden vatandaşın yanında olmak devletin ve yerel yönetimlerin en temel sorumluluğudur.Zarar tespitleri hızlı ve adil yapılmalı, mağduriyetler geciktirilmeden giderilmeli, vatandaşın kapısı çalınmalı ve “Yanınızdayız” sözü yalnızca açıklamalarda kalmamalıdır.Çünkü afet sonrasında vatandaşın ihtiyacı sadece maddi yardım değildir.Vatandaş aynı zamanda güven ister.Bir daha aynı acıyı yaşamayacağına inanmak ister.Artık ders çıkarma zamanı.Her sel felaketinden sonra aynı görüntüleri izliyoruz.Su altında kalan yollar…Çamurla kaplanan evler…Yıkılan köprüler…Zarar gören tarım alanları…Paniğe kapılan vatandaşlar…Ve ardından yapılan hasar tespitleri.Oysa artık bu döngüyü kırmak zorundayız.Giresun'un bir taşkın ve heyelan risk haritası güncellenmeli, riskli bölgeler açık biçimde ortaya konulmalı ve bu veriler doğrultusunda kalıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.Dere yatakları ve taşkın alanları yeniden ele alınmalı, yapılaşma konusunda taviz verilmemeli, mevcut riskli yapıların durumu bilimsel yöntemlerle değerlendirilmelidir.Bütün bunlar yapılırken de kurumlar arasında koordinasyon sağlanmalıdır.Çünkü afet yönetimi, yalnızca afet sırasında sahaya çıkmak değildir.Asıl afet yönetimi, afet gerçekleşmeden önce riskleri ortadan kaldırmaktır.Beş canın hesabını vicdanlarımız soruyorBu felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımızı geri getirmek mümkün değil.Onların acısını hiçbir söz hafifletemez.Ama geride kalanlar için bir şey yapabiliriz:Aynı acıların bir daha yaşanmaması için gerekli dersleri çıkarabiliriz.Bugün Giresun'un ihtiyacı suçlu aramakla yetinen bir anlayış değil; sorumluluğu üstlenen, eksikleri tespit eden ve çözüm üreten bir yönetim anlayışıdır.Yetkililere düşen görev de budur.Kimsenin doğal afeti engellemesini beklemiyoruz.Ama bilinen risklere karşı önlem alınmasını bekliyoruz.Kimse yağmurun yağmasına engel olamaz.Ama dere yatağına yapı yapılmasını engelleyebilir.Kimse heyelanın ne zaman gerçekleşeceğini kesin olarak bilemez.Ama heyelan riski taşıyan bölgeye yapılaşmayı önleyebilir.Kimse selin gücünü küçümsememeli.Ama selin önündeki engelleri ortadan kaldırabilir.Ve en önemlisi…Bir sonraki felaketi beklemek yerine bugünden harekete geçebiliriz.Giresun artık her sel felaketinden sonra “Neden oldu?” sorusunu sormak yerine, “Bir daha olmaması için ne yapacağız?” sorusuna cevap aramalıdır.Çünkü sorumluluk, sel geldikten sonra kameraların karşısına geçmek değil;sel gelmeden önce tedbir almaktır.Beş canın acısı henüz tazeyken yapılması gereken bellidir:Ders çıkarılmalı, sorumluluk alınmalı ve kalıcı önlemler vakit geçirilmeden hayata geçirilmelidir.Bir sonraki yağmuru beklemeye tahammülümüz yok.Çünkü Giresun'un kaybedecek bir canı bile kalmamıştır.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
SEL GELDİĞİNDE DEĞİL, GELMEDEN ÖNCE ÖNLEM ALINMALI
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et