1. Haberler
  2. Genel
  3. KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR

KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR

KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR
KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR
veya linki kopyala

Avrupa kıtası, İngiltere ve Kuzey Afrika ülkeleri içerisinde bulunduğumuz hafta Mayıs ayı ortasından bu yana etkili olan sıcak hava dalgalarının 5'incisi ile yüzleşiyor. Türkiye 2026 yılı yaz mevsimini Avrupa'ya oranla çok daha makul sıcaklıklarla atlatmakta ve orman yangınları son 6 yıla nispetle düşük seviyede seyretmekte. Ancak şimdiden, Avrupa'nın bu yıl yaşadığına benzer şekilde sıcak hava dalgalarına maruz kalırsak ne yapacağımızı düşünmeye başlamamız lazım.

Çünkü Fransa, İspanya, İtalya, İngiltere, İskoçya hatta İskandinav ülkeleri yalnızca orman yangınlarına maruz kalmadılar. Ekonomik istikrar açısından büyük önem verdikleri su yolları iflas etmiş durumda. Tuna, Ren ve Loire nehirlerinde suların çekilmesi nedeniyle tahıl, demir cevheri ve kömür sevkiyatı imkansız hale geldi.

Yani Avrupa şu anda tarlalarını sulayamamanın ötesinde jeopolitik düzeyde tehditlerle karşı karşıya. Hollanda da çok sayıda kanalın kuruması nedeniyle bazı limanlar devre dışı kaldı. Su sıcaklıklarındaki artış ya da nehirlerde azalan sular Fransa ile Romanya'da nükleer santrallerin devre dışı bırakılması sonucunu beraberinde getirdi.

Artan hava sıcaklığına karşı serinlemek isteyen kitlelerin, serinlemesi gereken mekanların sayısı ve hacmi artıyor, ancak onları soğutacak enerjinin bulunması gittikçe zorlaşıyor. FRANSA VE İNGİLTERE KURAKLIĞIN PENÇESİNDEAvrupa Birliği Dünya Gözlem Programı Copernicus'un verilerine göre Fransa'nın yüzde 85'lik kısmı şu anda kuraklıkla karşı karşıya. İngiltere'de de durum farklı değil.

İngiltere'nin güney kesimlerinin Haziran-Temmuz döneminde aldığı yağış mevsim normallerinin ancak yüzde 1 ila 4'ü seviyesinde. İngiltere'nin genelinde kayda değer seviyede yağış görülmeyen günlerin sayısı 54'e ulaştı. Kuzey Afrika'da Tunus, Karayipler bölgesinde ise ABD'nin federal toprağı Porto Riko'da ağır su krizleri yaşanmakta.

Dünyanın bir numaralı süper gücünün vatandaşları 48 saatlik su kesintilerine karşı, mahallelerine ulaşabilen su tankerleri önünde bidonlarla sıraya girerek mücadele veriyor. Tunus'ta ise 50 dereceye varan sıcaklıklar, su dağıtım alt yapısındaki sorunlarla birleşerek istikrarı tehdit edecek seviyeye geldi. Su ve elektrik kesintileri Haziran ayında 23, Temmuz ayında ise 34 kitlesel protesto eylemine yol açtı.

Fransızlar henüz marketlerdeki vantilatör sıralarında birbirleri ile kavga etmekle yetinirken, sosyo-ekonomik dengeleri görece olarak istikrarsız olan ülkelerdeki kuraklık doğrudan iktidarı hedef alan eylemleri beraberinde getiriyor. Sıcak hava dalgalarından Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada da nasibini alıyor. Yalnızca geçen haftasonu Kanada'nın Pasifik Okyanusu kıyısındaki British Columbia eyaletinde çıkan 100'den fazla orman yangını başlı başına felakete dönüştü.

Cuma akşamı Vancouver'ın doğusunda başlayan yangın saatler içerisinde 50 kilometrekarelik alana yayıldı. Peachland ve Summerland kentlerinden 20 bin kişi tahliye edilirken eyalet genelinde olağanüstü hal ilan edildi. Yetkililer, yangının Summerland istikametinde 15 kilometrelik mesafeyi görülmemiş bir hızla aştığına dikkat çekerek söndürme ekiplerinin gelişmeler karşısında aciz kaldığını itiraf ettiler.

British Columbia bölgesine yangınları söndürmeleri için gönderilen helikopterler halkın tahliyesi için kullanılmaya başlandı. Asya-Pasifik bölgesinde ise Çin Dolphin Tayfunu, Filipinler ise Luis ile Maymay tropikal siklonları karşısında çaresiz durumdalar. Çin Halk Cumhuriyeti'nin en canlı ekonomik merkezi Şanghay'da hava, deniz, demir ve karayolu trafiği durdu.

Kentin iki havalimanındaki bin 500 uçuş iptal edildi, evlerinden tahliye edilmek zorunda kalınanların sayısı 30 bini aştı. İklim değişikliğinin hangi ülkeyi ne zaman neyle vuracağı belli değil. İşte bu nedenle başlıkta işaret ettiğim gibi iklim değişikliğinin etkileri artık ulusal güvenlik meselesi olarak idrak edilmeli.

Üstelik Çin Halk Cumhuriyeti meteoroloji ajansının iki hafta önce yaptığı açıklama gerçekleşirse, 2027 yılı sıradışı hava olayları, şiddetli sıcak hava dalgaları ve kuraklık bakımından 2026 yılını dahi aratabilir. Çinli yetkililere göre Okyanus'taki su akıntılarının sıcaklığındaki sert değişimler yani el Nino vakası, 150 yılın en zorlu hava koşullarını dünyaya yaşatmak üzere. Avrupa'ya kıyasla daha hafif atlattığımız yaz mevsimi, 2027 yılında bizler için Hürmüz Krizi elebilir.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
KÜRESEL ISINMA MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et