1. Haberler
  2. Genel
  3. En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları

En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları

En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları
En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları
veya linki kopyala

Tazelik Nasıl Anlaşılır? Renk, Koku ve Kırılma Testi
Kuruyemişin tazeliğini anlamak için önce kokusuna bakmak en doğru yaklaşım. Fındık, ceviz, badem ve Antep fıstığı yağ oranı yüksek ürünler olduğu için uzun süre ya da yanlış koşullarda beklediğinde tadı ve kokusu değişebiliyor. Paketi açtığınız anda ağır, bayat ya da rutubetli bir koku geliyorsa ürünün tazeliğini kaybetmiş olma ihtimali yüksek.

Doku da tazelik ipuçlarından en önemlisi. Örneğin taze bir fındık ya da badem ısırıldığında diri ve gevrek olur. Nem çekmiş ürünlerde ise o çıtırlık kaybolur ve kuruyemiş daha yumuşak, hatta hafif lastiksi bir hale gelebilir.

Rengi dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta. Kuruyemişin çeşidi, hasat zamanı ve kavrulma derecesi görünümünü değiştirebilir. Bu nedenle satın alırken koku, doku ve genel görünümü birlikte değerlendirmek en doğrusu olacaktır.

Çiğ mi, Kavrulmuş mu, Tuzlu mu? Sağlık Açısından Karşılaştırma


“Çiğ kuruyemiş her zaman daha sağlıklıdır” düşüncesi çok yaygın ama bu biraz daha detaylı incelenmesi gereken bir konu. Kavurma, kuruyemişin aromasını belirginleştiriyor ve sevilen o çıtır dokuyu ortaya çıkarıyor.

Yüksek sıcaklık bazı besin değerlerini etkileyebilse de günlük alışverişte asıl fark çoğu zaman ürüne sonradan eklenen tuz, yağ ve çeşnilerden

Her gün kuruyemiş tüketiyorsanız evet, çiğ ya da kuru kavrulmuş ve tuzsuz ürünler daha sağlıklı bir seçim olacaktır. Ancak kavrulmuş seviyorsanız da paketin arkasındaki içindekiler kısmına göz atmanız yeterli. Fazladan yağ, şeker ya da yoğun tuz eklenmemiş seçenekleri tercih edebilirsiniz.

Soslu ve baharatlı kuruyemişlerde ise üzerindeki kaplama bazen ürünün toplam tuzunu ve şekerini ciddi biçimde artırabiliyor. Arada bir tüketmekle her gün yemek arasında da doğal olarak fark var.

Ambalajlı mı, Açık mı?

Soslu ve baharatlı kuruyemişlerde ise üzerindeki kaplama bazen ürünün toplam tuzunu ve şekerini ciddi biçimde artırabiliyor. Arada bir tüketmekle her gün yemek arasında da doğal olarak fark var.

Saklama Koşulları ve Aflatoksin Riski


Açıkta satılan kuruyemiş mutlaka kötü, ambalajlı ürün ise mutlaka iyi diye bir ayrım yapmak doğru olmaz. Açık ürünün güzel tarafı, satın almadan önce görünümünü ve kokusunu kontrol edebilmeniz. Ancak ne zamandır tezgahta olduğunu, gün içinde ne kadar sıcaklık değişimine maruz kaldığını ya da nemden nasıl korunduğunu anlamak zor olacaktır. Paketli ürünlerde üretici bilgisini, lot numarasını, gramajını, tüketim tarihini ve saklama koşullarını kontrol etmek bir avantaj olabilir.

Aflatoksin konusu ise özellikle Antep fıstığı ve yer fıstığında sıklıkla gündeme geliyor. Bazı küf türlerinin oluşturduğu bu toksinler, uygun olmayan nem ve sıcaklık koşullarında gelişebiliyor. Üstelik aflatoksini sadece ürüne bakarak ya da koklayarak anlamak mümkün değil. Bu yüzden özellikle uzun süre saklanan kuruyemişlerde nereden geldiği belli, doğru şekilde ambalajlanmış ürünlere yönelmek daha güvenli.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
En İyi Yerli Kuruyemiş Markaları
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et