1. Haberler
  2. Genel
  3. RUHBAN OKULU AÇILMAMALI

RUHBAN OKULU AÇILMAMALI

RUHBAN OKULU AÇILMAMALI
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

RUHBAN OKULU AÇILMAMALI
RUHBAN OKULU AÇILMAMALI
veya linki kopyala

Fener Rum Patrikhanesine bağlı Ruhban Okulu'nun açılması gündemde! 1971 yılında, Anayasa Mahkemesi'nin, Özel Yüksekokulların devlet denetimine ve üniversitelere bağlanması yönündeki kararı sonrasında, okulun teoloji (din eğitimi) kısmı kaldırılmıştı. Fener Rum Patrikhanesi bu statü değişikliğini kabul etmeyince okul yalnız lise düzeyinde kaldı.

Okul, bir sonraki eğitim döneminde patrikhane tarafından tamamen ıldı. Heybeliada Ruhban Okulu'nun Eylül 2026'da açılacağı yönünde açıklamalar ve hazırlıklar bulunsa da, resmî ve kesin bir açılış izni henüz verilmiş değil. Açıklama ve Beklentiler: Fener Rum Patriği Bartholomeos, okul binasındaki yenileme çalışmalarının Eylül ayında tamamlanacağını ve okulun yeniden faaliyete geçmesini beklediklerini duyurdu.

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Patrik Bartholomeos arasındaki görüşmelerde bu konu ele alınmış olsa da, henüz resmî bir karar bulunmuyor. Ancak, Ruhban Okulu'nun açılmasını savunanlar da var. Bu görüşte olanlar, Ruhban Okulu'nun açılması, Türkiye'nin demokrasi, dinî özgürlükler ve insan hakları alanındaki uluslararası imajını güçlendireceğini savunmaktadırlar.

Bunların Batı'yı hiç tanımadıkları anlaşılıyor. Ruhban Okulu'nun açılmasına karşı çıkanlar ise, Patrikliğin 'Ekümeniklik' iddialarına yeni bir destek daha verilebileceği endişesini dile getirmektedirler. Karşılıklılık (Mütekabiliyet) İlkesi: Bu konudaki önemli bir itiraz noktası da, Batı Trakya'daki Türk azınlığın hakları ve dinî liderlik meseleleriyle ilgili Yunanistan'daki uygulamaların göz önüne alınması gerektiğidir.

Bilindiği gibi, Yunanistan, Batı Trakya Türklerinin kendi müftülerini seçmelerini bile önlemektedir! Diğer taraftan 500 yıl Türk yönetimi altında kalan Atina'da bugün bir Cuma camii bile bulunmamaktadır! Atatürk'ün GörüşleriMustafa Kemal Paşa, 25 Aralık 1922 tarihinde, bir Fransız gazeteciye, Patrikhane hakkında şunları söylemiştir: “Bir fesat ve ihânet ocağı olan, ülkede ayrılık ve uyuşmazlık tohumları saçan, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için de, uğursuzluk ve felâket simgesi olan Rum Patrikhanesi'ni artık topraklarımızda barındıramayız.

Bu tehlikeli örgütü ülkemizde tutmamız, ne gibi gerekçe ve sebeple ileri sürülebilir? Türkiye'nin Rum Patrikhanesi için topraklarında bir sığınak göstermeye ne zorunluluğu vardır? Bu fesat yuvasının gerçek yeri Yunanistan değil midir?” Ne yazık ki Lozan'da, Patrikhanenin Türkiye'den çıkarılması sağlanamamış fakat Patrikhane'nin, siyasî ve idarî yetkilerden tamamen tecrit edilerek, salt dînî yetkilerle sınırlandırılması şartı kabul ettirilmişti.

Bugün bu şarta ne kadar uyulduğu meydandadır! Diğer taraftan, İsmet Paşa'nın hâtıralarından, Paşamızın, Patrikhanenin İstanbul'da kalmasında önemli bir paya sahip olduğu anlaşılıyor! İsmet Paşa hâtıralarında, Patrikhane meselesi hakkında şunları söylüyor: “Oturduk, (Curzon'la) konuşmaya başladık.

'Aylardan beri uğraşıp duruyoruz, ondan sonra sen böyle yapıyorsun' dedi. Neden bahsettiğini sordum. Patrikhanenin İstanbul'dan kalkması meselesi ortaya döküldü.

Lord Curzon şöyle diyordu: 'Patrikhanenin dünya işleriyle uğraşması yoktur. Hiçbir şeye karışmayacaktır. Karışmamalıdır.

Ama, İstanbul'dan Patrikhaneyi kaldırıp da, bütün Hıristiyan âlemini örseleyecek bir muameleyi neden istiyorsun?' İş döndü dolaştı, meselenin mahiyeti anlaşıldı…' Bundan sonra Patrikhane meselesi, işin esasına girmeksizin, iki-üç gün içinde, ehemmiyet verilmeyen bir mevzu hâline geldi ve kapandı. Aradan zaman geçtikten sonra, M. Venizelos ile samimî görüşmelerimiz esnasında o, bana, işin bilmediğimiz taraflarını anlattı.

Venizelos'un söylediğine göre, Patrikhane meselesinde nihayetine kadar dayandıktan sonra, iş ters bir neticeye kalırsa, onu hâlletmek için tertipler düşünmüşler. Patrikhane İstanbul'dan kalkarsa, Aynaroz'a götüreceklermiş. Meseleyi bu safhaya kadar düşünmüşler, hazırlanmışlar” (İsmet İnönü, “Hâtıralar”, s.

399). Görüldüğü gibi İsmet Paşa biraz direnebilse, Patrikhane meselesi kökten bir çözüme kavuşacak; ne Ruhban okulu, ne ekümeniklik gibi hâdiseler de gündeme gelemeyecek! Bugün Avrupa Birliği'nin Yunanistan'ın ve Kıbrıs Rum Kesimi'nin Türkiye karşıtı duruşları dikkate alındığında Ruhban Okulu'nun açılmasına 'EVET' demek, kendi kalemize gol atmaktan farksızdır.

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
RUHBAN OKULU AÇILMAMALI
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et