Kuzey Atlantik’in ada ülkesi İzlanda’da, Avrupa Birliği katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması amacıyla sandıkların kurulması genel atmosferde büyük hareketlilik yarattı. 29 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleşen kritik oylama sonucunda halkın çoğunluğu katılım sürecine karşı oy kullanarak Brüksel ile entegrasyona engel oldu.Detaylar 👇Yaklaşık 273 bin kayıtlı seçmenin oy hakkına sahip olduğu halk oylamasında, sayılan 188 bini aşkın geçerli oy tablosuna göre halkın yüzde 52,5’i müzakerelerin başlamasına karşı çıktı.
Müzakere yanlılarının oyları ise yüzde 47,5 seviyesinde kaldı. Oylamadan hemen önce yayımlanan anketler katılım destekçilerini önde gösterse de sandıktan çıkan sonuçlar beklentileri tamamen boşa çıkardı. Yerel analistler, İzlanda halkının kendi ulusal egemenliğini koruma iradesini net bir şekilde yansıttığını dile getirdi.İzlanda, küresel mali krizin ardından 2009 yılında Avrupa Birliği’ne tam üyelik başvurusunda bulunmuştu.
Ancak balıkçılık kotaları üzerindeki hak iddiaları ve ulusal ekonomik hassasiyetler nedeniyle dondurulan görüşmeler 2013 yılında tamamen askıya alınmıştı. 2024 genel seçimleri sonrasında Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde göreve gelen yeni koalisyon hükümeti, bu uzun süreli belirsizliğe nihai bir nokta koymak amacıyla referandum kararı aldı.Referandumdan çıkan veto kararı, Sosyal Demokrat İttifakı öncülüğündeki hükümetin Brüksel ile müzakere masasına oturma planlarını tümüyle rafa kaldırdı.
Başbakan Kristrún Frostadóttir liderliğindeki koalisyon hükümeti, 2028 yılına kadar sürecek görev süresi boyunca bu konuyu tekrar gündeme getirmeyeceğini beyan etti. İzlanda, Avrupa Ekonomik Alanı üyesi olarak kalmaya devam ederken, birlik ile tam entegrasyon yerine kendi bağımsız yol haritasında ilerleme kararını tescilledi.
