İnsana verilen beden bir emanettir.
Bu emanete nasıl baktığımız, hayatla ve Yaradan’la kurduğumuz ilişkinin de göstergesidir.
Eğer insan bedenine değer vermiyorsa, ona aldığı gıdaya, içtiği suya, kullandığı tuza, dinlediği sese, taşıdığı duyguya ve içinde yaşadığı ilişkilere de yeterince özen göstermiyor olabilir.
Bugün pek çok insan gerçek gıdanın tadını unutmuş durumda. Damağı yapay tatlara alışmış, bedeni ağırlaşmış, duyuları kapanmış, epifizi ve sezgisel algısı körelmiş, hayatı daha az işiten, daha az gören, daha az hisseden bir hale gelmiş olabilir.
Oysa beden temizlendikçe duyular açılır.
İnsan bir maydanozun, bir domatesin, bir ekmeğin, bir suyun, bir nefesin içindeki bilgiyi daha başka duymaya başlar.
Bu yüzden detoks yalnızca bedensel arınma değildir. Aynı zamanda yapaydan gerçeğe, yükten hafifliğe, duyarsızlıktan canlılığa geçiştir.
