Peribacalarını oluşturan şey, milyonlarca yıl önce bölgedeki volkanların püskürttüğü küllerin sertleşmesiyle ortaya çıkan yumuşak tüf tabakası. Bu tabakanın üstünde ise lavların soğumasıyla oluşan çok daha sert bir kaya tabakası bulunuyor. Yağmur ve rüzgar binlerce yıl boyunca yumuşak kayayı oyarken, üstteki sert taş aşınmaya daha uzun süre direniyor. Haliyle çevredeki kayalar zamanla yok oluyor ve geriye ince, uzun kuleler yani peribacaları kalıyor.
İşin tehlikeli tarafı ise bu yapıların içinde saklı. Yağmur suyu kayadaki küçük çatlaklara sızıyor, soğuk havalarda donarak genleşiyor ve çatlakları her kış biraz daha büyütüyor. Zamanla gövdedeki bağlar zayıflıyor, üstteki ağır başlık taşının yükü ise aynı gövdenin üzerinde kalmaya devam ediyor. Yağışlı ve soğuk dönemlerde ani kopmaların yaşanmasının nedeni de bu.
Biz Kapadokya'yı çoğu zaman hiç değişmeyen, sabit bir manzara gibi görüyoruz. Oysa bölge hala aşınıyor ve bu doğal süreç, ziyaretçilerin en çok vakit geçirdiği noktalarda da sürüyor.
