Bazı yorumcular Oh’u yetersiz ve yeteneksiz bir oyuncu olarak tanımlıyor ve haksız yere eleştiriyor. Avrupa liglerini izlediğinizde en iyi santrforların bile çok basit goller kaçırdığını, asist yapmak yerine şanslarını denediğini görürsünüz. Hiçbir santrfor, girdiği her gol pozisyonunu gole çeviremez.
Bu kadar kolay olsaydı her maç iki haneli skorlarla biterdi. Önemli olan, bir santrforun sorumluluk alması, skoru değiştirmek için çaba göstermesi ve doğru zamanda doğru yerde olmasıdır. Oh da tam olarak bunu yapıyor.
Olaitan ise Beşiktaş’ın gizli silahı. Öyle zamanlarda rakibi oyundan düşürüp takım arkadaşlarını pozisyona sokuyor ki izleyen herkesi hayran bırakıyor. Kaleyi gördüğünde çektiği şutlar mutlaka kaleyi buluyor. Bazıları o kadar sert oluyor ki kaleciler sadece seyrediyor. Beşiktaş Kulübü bu oyuncuyu hem elinde tutmalı hem de finansal açıdan motive etmeli. Gerisini taraftar zaten halleder.
Vlahović ve Trossard hakkında bazı yorumcuların yürüttüğü karalama kampanyasını hayretle izliyorum. Beşiktaş taraftarı, bu yorumculara kulaklarını malı. Mario Gomez geldiğinde de benzer bir karalama kampanyasına tanık olmuştuk. Bu iki futbolcu da dünya çapında birer marka ve uzun lig maratonunda Beşiktaş’a çok şey katacaklar.
Not:
