1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu

Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu

Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu
Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu
veya linki kopyala

Bugünün problemi bilgiye erişememek değil. Telefonumuzdan birkaç saniye içinde dünyadaki neredeyse bütün bilgilere ulaşabiliyoruz.

Ama bilgi ile doğru karar arasında büyük bir boşluk var.

O boşluğun adı: bilgelik.

Bilgece bir eğitim çocuğa yalnızca “Ne biliyorsun?” diye sormaz. Şunları da sorar:

  • Ne düşünüyorsun ve neden böyle düşünüyorsun?

  • Hangi kanıta dayanıyorsun?

  • Yanılıyor olabilir misin?

  • Bu kararın başkaları üzerindeki sonucu ne olur?

  • Burada etik olan nedir?

  • Kim kazanıyor, kim kaybediyor?

  • Bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa neyi kontrol etmelisin?

Bunlar matematikten, Türkçeden ya da fen bilimlerinden ayrı sorular değildir. Tam tersine, eğitimin kendisidir.

Bilgece Matematik tam da bunun için gerekli

Bir matematik dersini düşünün.

Öğretmen öğrencilere şunu soruyor:

“Size her ay piyasa ortalamasının birkaç kat üzerinde düzenli getiri sağlayacağını söyleyen bir yatırım teklifi geliyor. Hangi soruları sorarsınız?”

Çocuklar hesap yapıyor. Grafik çiziyor. Olasılık konuşuyor. Risk analizi yapıyor.

Sonra tartışıyorlar:

  • Bir arkadaşım yatırım yaptı diye benim de yatırım yapmam mantıklı mı?

  • Bir kişinin ünlü olması finansal güvenilirlik kanıtı mıdır?

  • Geçmişte kazandırmış olması gelecekte de kazandıracağı anlamına gelir mi?

İşte matematik budur: Hayatın içinde düşünmek. Yoksa tahtaya 30 tane yüzde problemi yazıp çocukları sınava hazırlamak değil.

Eğitim ahlak meselesidir

Fon krizlerinde en çok konuşulan şey para. Oysa eğitimin bize sorması gereken çok daha büyük bir soru var:

“İnsan yeterince para kazanabileceğini düşündüğünde hangi sınırı geçmez?”

Bu sorunun cevabı matematik değildir. Ekonomi değildir. Hukuk da tek başına değildir. Bu bir karakter ve etik meselesidir.

Biz eğitimi yıllardır istihdam meselesine indirgedik: “Çocuğum iyi üniversiteye girsin. İyi meslek sahibi olsun. Çok para kazansın.”

Peki sonra?

İyi insan olacak mı? Adil olacak mı? Başkasının hakkını gözetebilecek mi? Gücünü kötüye kullanmayacak mı? Bir sistemde yanlış gördüğünde “Bu yanlış” diyebilecek mi?

Bunları pek konuşmuyoruz. Sonra yetişkin dünyasında etik krizler çıkınca çok şaşırıyoruz.

Aslında şaşıracak fazla bir şey yok. Ektiğimizi biçiyoruz.

Bir sonraki finans krizini yalnızca düzenleyici kurumlar önleyemez

Elbette güçlü düzenleyici kurumlar gerekir. Şeffaflık gerekir. Denetim gerekir. Hukuk gerekir.

SPK, 21 Eylül 2026 tarihinde fonların tasfiye sürecindeki belirli üç aylık süreyi altı aya çıkardığını; bunun tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini, piyasa koşullarında varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesini amaçladığını açıkladı.

Ama bunların hiçbiri eğitimli, sorgulayan yurttaşın yerini tutamaz.

Çünkü en güçlü denetim mekanizması bazen insanın zihnindeki küçük bir sorudur:

“Bir dakika, burada bir tuhaflık yok mu?”

Google Kaynak Tercihleri
Sıradan Aramaları Unut
Sadece senin için en değerli olan kaynaklarla akışı şekillendir.
Fon Zinciri Değil, Eğitim Zinciri Koptu
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Şehrin Sesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Takip Et