Raporun dikkat çeken bir diğer başlığı faizler oldu. HSBC, küresel ekonomideki belirsizliklerin faiz oranlarını uzun süre yüksek seviyede tutabileceğini öngörüyor. Bu ortam nakit ve sabit getirili varlıkların getiri potansiyelini artırırken hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Kurum, G7 ülkelerinin tahvillerinin şu anda yüksek getiri sunduğuna işaret etti. Olası bir resesyon senaryosunda bu tahvillerin fiyatlarının yükselebileceği değerlendirildi. ABD Merkez Bankası Fed'in ileriye dönük yönlendirme politikasından uzaklaşmasının ise piyasalardaki oynaklığı ve risk primlerini artırabileceği kaydedildi.
Gelişmekte olan piyasalar da raporda öne çıkan konular arasında yer aldı. HSBC, mevcut değerlemeler ve risk primlerinin uluslararası ve gelişmekte olan piyasalara yönelimi desteklediğini belirtti. Bu piyasalardaki hisse yükselişinin özellikle Güney Kore ve Tayvan'daki yarı iletken şirketlerinde yoğunlaştığına dikkat çekildi. Kurum, sınır piyasalarının da yatırım seçenekleri arasında değerlendirilebileceğini ifade etti.
Enflasyonun kalıcı hale gelme riski ile dezenflasyon ihtimalinin aynı anda masada olduğunu hatırlatan HSBC, böyle bir dönemde emtiaların, reel varlıkların ve hedge fonlarının portföylere alternatif sunabileceğini vurguladı.
*Bu haberde yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.
